Av. Şerif Yılmaz

Yıllarca Almanya’da çalışıp emekli aylığı hakkı elde etmeden Alman Emeklilik Kasasında biriken primlerini iade alıp Türkiye’ye kesin dönüş yapmak ve bu para ile Türkiye’de kendi geleceğine yatırım yapmak isteyen vatandaşlarımız bulunuyor.

Alman Emeklilik Kasasındaki bu primlerin iadesinde bize bir çok soru geliyor. Biz de bu sorulardan en çok merak edilenlerden fazla teknik detaylara girmeden 24 aylık bekleme süresindeki uygulamalarla ilgi bazılarına makalemizle cevap vermek istiyoruz.

Genel olarak

Herşeyden önce şu tespiti yapmakta yarar vardır; Türk vatandaşlarına Almanya prim iadesi hakları üzerine karar verilirken Alman mevzuatı (Sozialgesetzbuch (SGB) Sechstes Buch (VI) -Alman 6. Sosyal Kanunu md.210) uygulanır ve Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesi mevzuatı ile 02.11.1984 tarihli Ek Sözleşme de dikkate alınır. Dolayısıyla prim iadesi konusunda ana mevzuat Alman hukukudur.

Uygulama esas olarak Alman hukukunda ise de Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinde 02.11.1984 tarihli Ek Sözleşme ile getirilen 10/2 maddesi bu konuda Türkiye tarafına da yükümlülükler getirdiğinden, T.C. Anayasasının 90. maddesi gereğince kısıtlamalar açısından Türk hukukunun da uygulanması gözönünde bulundurulmak zorundadır.

Alman 6. Sosyal Kanununun 210. maddesi Bir Türk vatandaşının Alman Emeklilik Sigortasına ödediği işçi katkı paylarını (Arbeitnehmeranteil) iade alabilmesi için emeklilik sigortalarının bütün kollarında isteğe bağlı olarak sigortalı hakkı elde edilmeden sigorta olma zorunluluğunun sona ermesi ve bu sona erme tarihinden itibaren 24 takvim ayının geçmesi gerekir. Bu arada Türkiye’deki zorunlu sigorta primleri Alman zorunlu sigorta primlerine eşit sayılır.

Dolayısıyla Almanya’nın terk edilmesinden yani ikametgahın Türkiye’ye veya AB ülkeleri dışında bir ülkeye nakledilmesinden sonra Almanya’da veya Türkiye’de zorunlu emeklilik sigortasının bitiminden itibaren 24 takvim ayı geçince prim iadesi yapılır.

Bir AB üyesi olan ülkede yasal olarak ikamet eden Türk vatandaşları için 01.07.2003 tarihinden itibaren prim iadesi hakkı kaldırılmıştır.

Alman sigorta süreleri dikkate alınmadan bağlanan Türk emekli aylıkları prim iadesini etkilemez. (Alman Emekli Sigortaları Birliği -Deutsche Rentenversicherung Bund- 2008 Rehberi)

1-Türkiye’ye kesin dönüş yaptığımda bekleme süresi olan 24 ayda Almanya’ya bir daha gelemez miyim?

Bir Türk vatandaşımız Alman sosyal güvenlik sistemine tabi çalışmalarını sonlandırıp Alman ikametinden (Abmeldung) ayrılarak Türkiye’ye kesin dönüş yapması halinde prim iadesi için gerekli 24 takvim ayı bu tarihten itibaren başlar. Kendisi bu sürede Alman emeklilik sigortasına zorunlu prim ödemesi yapmadığı gibi isteğe bağlı bir sigorta primine de hak kazanmamış olmalıdır. Ayrıca yine bu sürede ikametini Türkiye’ye taşınmalı ve Türk makamlarından (Muhtarlık, Nüfus Müdürlüğü gibi) aldığı ikametgah belgesi ve yurda girişine esas giriş-çıkış sayfalarının da bulunduğu pasaportunun fotokopilerini Alman Emeklilik Sigortasına vererek durumunu belgelendirmelidir.

Bunları yaptıktan sonra vatandaşımız Almanya’ya veya AB üyesi bir ülkeye tekrar ikamet amacıyla seyahat etmemesi gerekir. İkametgahı Türkiye’de kalmak kaydı ile Almanya’ya veya AB üyesi bir ülkeye ikamet amacı dışında (Turistik veya iş görüşmesi gibi) gelip gitmesinde primlerin iadesi hakkı açısından bir sakınca oluşmaz.

2-Yine bu süre içerisinde 3201 sayılı Kanununa göre yurtdışı borçlanma yapabilir miyim?

08.05.1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun gerek Alman mevzuatından gerekse 30.04.1964 tarihinde imzalanan ve 01.11.1965 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümlerinden tamamen bağımsız bir düzenlemedir.

3201 sayılı Kanunla Türk vatandaşları ve Mavi Kart sahipleri yurt dışında 18 yaşlarını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen çalışmaya dayalı ve aralardaki veya sonundaki bir yıla kadar olan işsizlik  süreleri ile evhanımlığı sürelerinien istedikleri kadarını borçlanıp primini yatırarak sigortalılık süresi kazanmaktadırlar. Yargıtay uygulamalarında da yurtdışı borçlanma süreleri “fiili sigortalılık” süreleri olarak değil, askerlik ve doğum süreleri gibi “isteğe bağlı sigortalılık” süreleri olarak kabul edilmektedir. Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 10/2 maddesinde ise açıkça Türkiye’de “zorunlu sigortalılık süresinden” bahsedilmektedir.

Dolayısyla prim iadesinde zorunlu olan 24 takvim ayı bekleme süresinde yurtdışı borçlanması yaparken  zorunlu bir sigortalılık söz konusu olmamaktadır. Bu nedenle vatandaşlarımız daha önce Türkiye’de çalışması yok ise  5510 sayılı Kanunun 4/1-b maddesi (Bağkur) , ikametini Türkiye’ye taşıdığı tarihten önce olmak kaydı ile Türkiye’de yaptığı çalışmalarına istinaden 5510 sayılı Kanunun 4/1-a (SSK), 4/1-c (Emekli Sandığı) maddesi kapsamında yurtdışı borçlanmasını yapması ve bedelini yatırması Alman sigorta primlerinin iadesine bir engel teşkil etmez.

Ancak sırf SSK kapsamında emekliliğe hak kazanacağım deyip, ikametini Türkiye’ye taşıdıktan sonra kısa süreli de olsa bir SSK’ya tabi çalışma yaparsa, bu “zorunlu sigortalılık”  olacaktır ki, prim iadesinde 24 ay bekleme süresindeki yasağa girer. Bu durumda 24 takvim aylık bekleme süresi Türkiye’ye kesin dönüş yaptığı tarihten değil, bu defa Türkiye’deki zorunlu sigortaya tabi çalışmasının bittiği tarihten itibaren yeniden başlatılır.

3-Yurtdışı borçlanmaya dayalı olarak 24 ay içerisinde SGK’tan emekli aylığı alınması prim iadesine engel olur mu?

Maalesef uygulamada en çok bu konuda ihtilaf çıkmaktadır. Zaman zaman Alman Emeklilik Kasalarının “bizim için sorun değil” dediği halde SGK’nın engel olarak görüdüğü şeklinde vatandaşlarımızdan duyum almaktayız.

Oysa yukarıda da belirttiğimiz gibi Alman Emeklilik Sigortaları Birliğinin (Deutsche Rentenversicherung Bund) prim iadesi konusunda 2008 yılında çıkarttığı rehberde “Alman sigorta süreleri dikkate alınmadan bağlanan Türk emekli aylıkları prim iadesini etkilemez” denilmektedir.

Alman 6. Sosyal Kanunu 210.madde ise bekleme süresinde “zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılığın” oluşmamasını şart koşuyor. Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 10/2 maddesinde de açıkça Türkiye’de “zorunlu sigortalılığın” prim iadesine engel olacağını hükme bağlanmıştır. 24 ay bekleme süresinin konmasının gerekçesi ise prim iadesi için gerekli olan mali kaynakların bekleme süresi içerisinde emeklilik sigortasına kazandırılmasıdır.

Diğer yandan şayet bir Türk vatandaşının hem Türkiye’de hem de Almanya’da çalışması varsa bu ülkelerdeki sigorta süreleri nazara alınarak hizmetleri birleştirilir ve toplam süreler o ülkedeki çalışma günlerine oranlanarak hangi ülke mevzuatına göre aylığa hak kazanıyorsa bu süreye göre bir kısmi sözleşme aylığı bağlanır. Bunun hukuki dayanağı Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesidir.

Bir sigortalının, isteğe bağlı sigortalı olarak sayılan ve Alman sigortalılık süreleri de nazara alınmadan yurtdışı borçlanma yolu ile prim gün sayısı alarak Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesi de uygulanmadan (Sadece ilk sigorta başlangıcı hükmü uygulanıyor 3201 s.K. md. 5) SGK’dan emekli aylığına hak kazanması halinde bunun prim iadesine engel olmayacağı düşüncesindeyiz. Zira sigortalının emekli aylığı alırken “zorunlu bir sigortalılılığı” sözkonusu değildir. Bu halde kendisi çalışmamakta ve adına zorunlu bir prim yatırılmamaktadır.

Av. Şerif Yılmaz