Av. Şerif Yılmaz

Türk devletinin çifte vatandaşlığı kabul etmeyen bazı ülkelerin vatandaşlığına giren eski Türk vatandaşlarının haklarını korumak amacıyla geçici (ara çözüm) olarak keşfettiği ve Türk kamu hukukunda „Türk ama yabancı vatandaş, yabancı vatandaş ama Türk vatandaşının haklarına sahip“ şeklinde formüle edebileceğimiz bir sınıftır mavi kartlılar.

Ara çözüm olması nedeniyle devamlı problemler de bu sınıftaki vatandaşlarımızın mağduriyetlerine sebep oluyor. Mavi/Pembe kartlı bu insanlarımızın nasıl meydana çıkarıldıkları ve tarihi süreçlerini daha önce MAVİ KARTLILAR KÜTÜĞÜ VE MAVİ KARTLILARIN TARİHÇESİ başlıklı bir makalemizle genişçe açıklamıştık.

Bu makalemizde ise Türk vatandaşıyken evlenen ancak yurtdışında yabancı bir mahkemede boşanan mavi kartlıların Türkiye’de bu yabancı mahkeme boşanma kararlarını tanıtmaları konusuna bir vatandaşımızın sorusuna yanıt vererek değineceğiz. Mavi kartlı bir vartandaşımız „Şerif bey, ben Almanya‘da yaşıyorum ve burada 2015 yılı sonunda anlaşmalı olarak boşandım. Boşanmadan 4 ay önce Alman vatandaşlığına geçtim ve mavi kart sahibiyim. Almanya’da boşanmamla birlikte Türkiye’de de boşanmış oluyor muyum? Yoksa Türkiye’de bir daha mı dava açmalıyım?“ diye soruyor.

Öncelikle vatandaşlarımıza şunu belirtelim ki, Alman mahkemesinde boşanmakla Türkiye’de boşanmış olmazsınız. Bu Alman mahkemesi kararını Türkiye’de tanıtmak gerekir. Bunun için de bu boşanma kararını Türkiye’de nüfusa işletmek için tanıma tenfiz davası açmak zorunluluğu vardır. Açılacak bu dava aynı bir kira, alacak, miras v.s. gibi bir dava olduğundan iki taraflı ve çekişmelidir. Yine bu davalarda genellikle her iki taraf veya en azından davalı taraf yurtdışında ikamet ettiğinden her iki taraf anlaşarak bu davayı açması halinde kısa sürede ve az masrafla bitirilmesi mümkün iken, diğer davalı tarafın anlaşmaya yanaşmaması, yurtdışında ikamet etmesi, yurtdışı adresinin tam tespit edilememesi, yabancı olması v.s. gibi durumlarda bu davalar işkenceye dönmekte ve dava süreçleri 2,3, veya 5 yıl gibi zamana yayılabilmektedir.

İLK DEFA MAVİ KARTLIYA KOLAYLIK

Mavi kartlı insanımızın hukuken çektiği çile herkesin malumu. Örneğin Pembe Kart uygulamasının getirildiği ilk yıllarda bu insanlarımızın Türk nüfus kayıtları vatandaşlıktan çıktıkları için ölmüşler gibi kapatılmaktaydı ve halen de kapatılmaktadır. Ancak soruyu soran vatandaşımızda olduğu gibi Türk vatandaşı iken evlenen fakat sonra Alman vatandaşlığına geçen biri Alman mahkemesinde boşansa bile Alman evlendirme daireleri (Standesamt) tekrar bir Türk vatandaşı ile evlenmek istediklerinde „Siz evlenirken Türk vatandaşıydınız, bu nedenle bize Türk konsolosluğundan evlenme ehliyet belgesi getirmeniz gerekir“ dediklerinde Konsolosluklar da kapalı kayıtlarında halen evli göründüklerinden onlardan Türk mahkemesinden tanındığına dair karar getirmeleri isteniyordu. Mahkemeye giden pembe/mavi kartlı vatandaşın açtığı davaları ise ilk önceleri mahkemler „Sizin nüfus kaydınız kapalı. Kapalı kayıt üzerinde işlem yapılamaz. Dava ile de değişiklik işlenemez“ deyip reddediyordu. Daha sonra Yargıtay „Bu kişilerin nüfus kayıtları kapalı da olsa dava açmada hukuki yararları var „ deyip tıpkı Türk vatandaşları gibi dava açabilmelerinin önünü açtı.

Durum böyle giderken Mayıs 2012‘de Nüfus Kanununda değişiklik yapılarak Mavi Kartlılar Kütüğü oluşturuldu. Daha sonra da Nisan 2013’te İçişleri Bakanlığı bu kütüğün oluşturulması ve işlemlerin nasıl yürütüleceğine dair „Mavi Kartlılar Kütüğü ve Beyan Edilen Nüfus Olaylarının Tutulması Hakkında Yönerge“ yayınladı.

Bu yönergeye göre dijital ortamda bir „Mavi Kartlılar Kütüğü“ oluşturulacak, 9.maddesine göre Mavi Kartlılar Kütüğünde kayıtlı kişiler, nüfus olaylarını tescil edilmek üzere yurt içinde nüfus müdürlüklerine, yurt dışında ise dış temsilciliklere bildirirecekler, yetkili bu makamlar da Mavi Kartlılar Kütüğüne tescil işlemlerini veri giriş formu ile yapacaklar.

Bu yönergenin 10.maddesinin 3.fıkrası „Mavi Kartlılar Kütüğünde kayıtlı kişilerin uyruğu bulunduğu ülke makamlarından almış oldukları KARAR ve idarî belgeler usulüne göre tasdik edilmiş ve onaylanmış ise, ayrıca 27/11/2007 tarihli ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümleri uyarınca TANINMASI ve TENFİZİ İSTENMEZ.“,  Boşanma başlıklı 17.maddesi ise „Boşanma kararlarının nüfus müdürlüklerine intikal etmesi halinde;

a) Her iki kişi de Mavi Kartlılar Kütüğünde kayıtlı ise boşanma, kayıtlarına işlenir.

b) Eşlerden biri Mavi Kartlılar Kütüğünde, diğeri aile kütüklerinde kayıtlı ise, boşanma her iki kütüğe usulüne uygun olarak tescil edilir.

c) Eşlerden biri Mavi Kartlılar Kütüğünde kayıtlı diğeri yabancılar kütüğünde kayıtlı ise boşanma her iki kütüğe de tescil edilir.“

ç) Eşlerden biri yabancı ise boşanma, Mavi Kartlılar Kütüğünde kayıtlı kişinin kaydına işlenir.“ demektedir.

Görüldüğü gibi soruyu soran vatandaşımız Mavi Kartlılar Kütüğünde kayıtlı olduğundan yönergenin 10/3 maddesine göre hiç tanıma tenfiz davası açmadan, karşı tarafa ihtiyaç duymadan yine 10.madde gereğince tıpkı mahkemeye sunulduğu gibi kesinleşmiş Alman mahkemesi boşanma kararına Apostille şerhi alacak ve bunların tamamını yeminli tercümana Türkçeye tercüme ettirip konsolosluktan onaylattıktan sonra tümünü bağlı bulunduğu Türk konsolosluğuna bizzat ve özel vekaletname ile vekili aracılığyla Türkiye’de Nüfus Müdürlüğüne 17.madde gereğince boşanmanın işlenmesi için verecek. Konsolosluk veya Nüfus Müdürlüğü 9.madde gereğince onun için Mavi Kartlılar Kütüğü Nüfus Olayları Bildirim Formu düzenlerek boşanmayı Mavi Kartlılar Kütüğüne bu şekilde işleyecek. Yani gurbetçimiz mavi kartlı olduğunu için Türkiye’de dava açma zorunluluğu bulunmuyor. Ancak 17.madde gereğince  boşandığı eski eşi Türk vatandaşı ise bu boşanma onun nüfus kaydına işlenmiyor. O bu kararın tanıtılması için Türkiye mahkemesinde tanıma tenfiz davası açmak zorundadır.

Her ne kadar düzenleme  5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine ve Türk vatandaşlarını hâlen dava açmaya zorladığı için hakkaniyete ve hukuka aykırı da olsa mavi kartlı insanımıza büyük kolaylık getirmesi açısından olumlu buluyoruz.

Diğer yandan Türk vatandaşlığı yanında yabancı ülke vatandaşlığına sahip çifte vatandaşlarımız sadece Türk vatandaşlığına sahip insanımız gibi yabancı mahkeme boşanma kararlarını tanıtmak için Türkiye’deki aile mahkemelerinde dava açmak zorundadır.

Diğer bir konu da şayet şuan mavi kart hakkı sahibi olan kişi Türk vatandaşı iken boşanmış ve yabancı mahkemedeki boşanmadan sonra Türk vatandaşlığından çıkmış ise uygulamada „MÖHUK 59 uncu madde gereğince tanıma halinde boşanma kararı yabancı mahkemenin boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade edeceğinden ve o tarihte de kişi Türk vatandaşı olduğundan boşanmanın nüfus kaydına da işlenmesi gerekir. Bu nedenle de idari yoldan bunun işlenmesi mümkün olmadığından mutlaka tanıma-tenfiz davası açılmak zorunda“ gerekçesiyle talepler reddediliyor. Kanaatimizce bu görüş yerinde değildir. Zira hem yönergede böyle bir hüküm yok, hem de Nüfus Hizmetleri Kanununa göre Türk vatandaşlığından çıkış ile nüfus kaydı kapatıldığından ve kapalı nüfus kaydı üzerinde her hangi bir işlem yapılamayacağından davaya gerek kalmadan işlem yapılması gerekir. Ancak konu bugüne kadar mahkemeye intikal etmediğinden böyle bir halde öncelikle NVİ Genel Müdürlüğüne itiraz etmek, red gelmesi halinde dava açılarak hak aramak gerekir.

Uygulamada bize başvuran vatandaşlarımızdan edindiğimiz tecrübeye göre hangi gerekçe ile olduğu anlaşılamayan bir şekilde bazı Türk Konsolosluk yetkililerinin mavi kartlı insanımızın bu taleplerini yönerge hükümlerine aykırı olarak „Böyle bir uygulama yok. Gidip Türkiye’de dava açmanız gerekir“ veya “Boşandığınız eşiniz Türk vatandaşı olduğundan siz de tanıma davası açmalısınız“ diyerek reddettiklerini duyuyoruz. Böyle olumsuz bir durumla karşılaşan mavi kartlı vatandaşlarımız olayın hukuken dava açılmadan çözülmesi için bize müracaat edebilirler. info@av-yilmaz.de

Av. Şerif Yılmaz