Av. Şerif Yılmaz

Almanya’da veya Türkiye’de miras malı bırakanların bu malların nasıl tasfiye edileceği veya mirasçılarına geçeceği hususu tarafımıza en çok sorulan sorulardan biri.

Miras kalan malın (Tereke- Nachlass) taşınır (menkul) veya taşınmaz (gayrımenkul) mal olması, malların bulunduğu ülke ile miras bırakanın uyruğu bu malların mirasçılara intikalinde uygulanacak hukuku belirlerken önem taşımaktadır.

Konuyu somutlaştırmak için bir vatandaşımızın sorusunu cevaplayarak izah etmeye çalışalım. Vatandaşımız soruyor; “Bu yıl başlarında Türk vatandaşı olan ve 45 yıldır Almanya’da bulunan babamız Türkiye’de vefat etti. Geriye oğlu olarak ben kız kardeşim ve annem miraçı olarak kaldı. Mirası ise Almanya’da bankada bir miktar parası, arabası ile Türkiye’de köyümüzde bir tarla ve şehir merkezinde 3 katlı bir ev bıraktı. Türkiye’den mirasçılık belgesi (Erbschein) çıkarttık, ama Almanya’daki banka bu belgeyi kabul etmedi. Alman mahkemesinden (Amtsgericht) mirasçılık belgesi getirmemizi istedi parayı vermedi. Bu parayı nasıl alabiliriz?”

Almanya veya Türkiye’de vefat eden ve miras kalan malların vasfına, ölenin uyruğuna göre Türk hukukunun veya Alman hukukunun uygulanacağı Türkiye Cumhuriyeti ile Alman İmparatorluğu zamanında Ankara’da 28 Mayıs 1929 tarihinde imzalanan TBMM tarafından 25 Mayıs 1930 tarihinde 1634 sayılı Kanun ile onaylanıp 8 Haziran 1930 tarihli 1514 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve halen yürürlükte olan “KONSOLOSLUK MUKAVELESİ (ANLAŞMASI)” ile belirlenmiştir. Bu anlaşma yeni Federal Almanya Cumhuriyeti devleti kurulduğunda da aynen kabul edildiğinden halen iki ülke arasında yürürlüktedir.

Bu anlaşmanın 20.maddesine istinaden tereke hükümleri (Deutsch-türkische Nachlassabkommen) için eklenen bölümün 14 nolu bendi şu şekildedir;

1 – Menkul terekelerde hakkı verasete müteallik mesail, müteveffanın hini vefatında tebaasından bulunduğu memleket kanunlarına tevfikan hal ve tesviye olunacaktır.

2 – Gayri menkul terekelerde hakkı verasete müteferri mesail, terekenin bulunduğu memleket kavanini mucibince ve müteveffa vefatı esnasında memleket tebaasından imiş gibi hal ve tesviye olunacaktır.

Yine bu anlaşmanın 17. bendi ise şu şekildedir; “Hukuku verasete ve husus ile varislerin veyahut vasiyyeti tenfiz memurunun hukukuna müteallik olarak kavanini mer’iye mucibince murisin tebaasından bulunmuş olduğu Devletin salâhiyettar bir makamı tarafından verilmiş olan vesika, diğer Devlet nezdinde menkul tereke için bu hukuku isbata kifayet edecektir. Murisin tebaasından bulunmuş olduğu Devlet konsolos veya siyasî mümessili tarafından tasdiki, bu vesikanın muteber olduğunu tesbite kâfidir.”

MİRASBIRAKAN TÜRK VATANDAŞI  İSE

Miras bırakan Türk vatandaşı ise nerede vefat ederse etsin menkul malları (para, banka hesabı, araç,hisse senetleri, değerli eşyaları vs.)  için Türk hukuku uygulanacaktır.

Miras bırakılan mal gayrımenkul ise miras bırakan nerede vefat ederse etsin ve hangi ülke vatandaşı olursa olsun gayrımenkul malın bulunduğu ülke hukuku uygulanacaktır.

MİRASBIRAKAN ALMAN VATANDAŞI İSE

Miras bırakan Alman vatandaşı ise nerede vefat ederse etsin menkul malları (para, banka hesabı, araç,hisse senetleri, değerli eşyaları vs.)  için Alman hukuku uygulanacaktır.

Miras bırakılan mal gayrımenkul ise miras bırakan nerede vefat ederse etsin ve hangi ülke vatandaşı olursa olsun gayrımenkul malın bulunduğu ülke hukuku uygulanacaktır.

Şimdi bu açıklamalar ışığında vatandaşımızın sorusuna gelince; gurbetçimizin murisi yani vefat eden babası Türk vatandaşı ve Türkiye’de vefat etmiştir. Almanya’da banka tasarruf mevduat hesabında parası ve adına tescilli bir adet aracı bulunmaktadır. Yani Almanya’daki bu mallar menkul taşınır maldır. O halde bu malların mirasçılara intikali Türk hukukuna göre olacaktır. Vatandaşımız Türk mahkemesinden veya noterinden bir mirasçılık belgesi de almıştır. Bu belgeye Türkiye’de sözleşmenin yukarıda zikredilen 17.bendi gereğince bir “Apostille şerhi” alındığında ve tüm evraklar yeminli (Beglaubigt) Almancaya tercüme edildiğinde yine 17.bent hükmü gereğince Almanya’da başkaca bir işleme gerek kalmadan geçerli olmaktadır. Banka bu şekilde ibraz edilen bir belgeye istinaden mirasçılara bu parayı vermek zorundadır. Bu konuda Münih Eyalet Mahkemesi de aynı şekilde içtihat etmiştir. (LG München I · Urteil vom 25. Oktober 2011 · Az. 28 O 243/10)Ancak burada unutmamak gerekir ki tereke (Nachlass) halen miras şirketi (iştirak halinde mülkiyet) hükmünde olduğundan tüm mirasçıların beraberce veya vekaletname vererek hareket etmeleri gerekir. Almanya’da bazı bankalar ödeme söz konusu olduğunda bankaya gelemeyen mirasçı için kendi vekaletname formlarını (Vollmacht) kullanıyor. Mirasçılara bu vekaletnameleri imzalatmak gerekiyor. Birinin rızası olmadığında mahkemeye başvurmak gerekir.

Miras bırakanın Türkiye’de geriye bıraktığı tereke ise bir tarla ve 3 katlı bir evdir. Yani gayrımenkul mallardır. Dolayısıyla bu mallar Türkiye’de bulunduğundan yine Türk hukukuna göre intikal ve tasfiye edilecektir. Örneğin 3 katlı ev Almanya’da olsaydı miras bırakan Türk vatandaşı olduğu halde Alman hukukuna göre intikal ve tasfiye yapılacaktı.

Aynı olaya tersinden baktığımızda da yani bir ölen Alman vatandaşı ve Türkiye’de menkul (para, banka hesabı, araç,hisse senetleri, değerli eşyaları vs.)  malı bulunsaydı, bu durumda Alman miras hukuku hükümleri uygulanacağından Alman mahkemesinden mirasçılık belgesi  ve Apostil şerhi alınacak ve yeminli tercüman aracılığıyla Türkçeye tercüme edilerek Alman hukukununa göre Türkiye’deki banka hesabındaki paralar mirasçılara ödenecektir.

Burada izah edilenler mirasbırakanın vatandaşlık ve terekenin vasfıyla bulunduğu ülkedeki durumuna göredir. Mirasçıların vatandaşlığının bu uygulamada herhangi bir önemi yoktur.

Av. Şerif Yılmaz/ Osnabrück