Av. Şerif Yılmaz

Karımla şiddetli geçimsizlik nedeniyle Türkiye´de boşandık. 15 yıllık evliliğimiz bitti, iki erkek çocuğumuz var. Yaşları 11 ve 12. Eski eşim Türkiye´de ailesinin yanında kalmayı istedi, Mahkeme benim ve avukatımın diretmesine rağmen iki çocuğumuzun da velayetini annelerine bıraktı. Ben çocukları Almanya´ya getirmek ve velayetlerini üstüme almak istiyorum. Şansım var mı ?

Vatandaşımızın olayında mahkemenin boşanma davası çerçevesinde verdiği velayetle ilgili karar her zaman geçerli, değişmeyecek bir karar değildir. Başanma kararın velayetle ilgili bölümü, şartları yerine gelirse, yeni bir dava açılarak değiştirilebilir. (Velayetin Nez’i Davası)

Burada şunu unutmamak gerekir ki, çocukların yaşı küçük  ve anne de akıl hastalığı, içki, kumar, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı olmadığı gibi iffetsiz bir hayat yaşamıyorsa mümkün olduğunca küçük çocukların velayeti anneye verilir. Zira çocuklar yaşları itibariyle anne şefkatine muhtaçtırlar ve baba bir anne kadar çocuğun bakımını yapamaz.

Yine de vatandaşımız velayeti üzerine almak istiyorsa velayetin nez’i (kaldırılması) davası açmalı ve bu davada çocukların çıkarları açısından niçin annenin yerine, babaya velayet verilmesinin daha iyi olacağını kanıtlamalıdır.  Bu davada vatandaşımız çocuklara hangi imkanları sağlayacağını göstermeli, kendisinin çocukların eğitimi ve gelecekleri için neler yapacağını, nasıl vakit ayırabileceğini ispatlamalıdır. Hakimi bu konularda ikna etmek gerekir. Çocukların yaşları 12 ve 11 olduğuna göre, çocuklar iyiyi ve kötüyü ayırabilecek yaştadırlar. Türkiye´nin de taraf olduğu “Çocuk Haklarının Kullananılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi“ uyarınca çocuğun neyi tercih ettiği mahkemece sorulur. Velayet tayin edilirken çocuğun alıştığı çevreden ayrılmamasına özen gösterilir. Çocukların hangi yılda Türkiye´ye dönüş yaptıklarını bilmediğimiz için, oradaki çevrelerinden ayrılmalarının çocukların ruhi gelişimlerinde nasıl bir etki yapacağını söyleyemiyoruz. Bu durum mahkemece atanacak psikolog, sosyolog ve/veya pedegoglarca hazırlanacak bilirkişi raporuna göre belirlenir.

Ayrıca zorunluluk olmadıkça, velayet tayininde kardeşler birbirinden ayrılmaz. Prensip olarak daha önce verilmiş olan velayet kararının değişmesi için, çocukların annesinin yanında kalmasının çocukların çıkarları ile uyuşmadığını göstermek gerekir ki, bu yukarıda bahsettiğimiz istisnalar dışında bir hayli zordur. Bir baba olarak vatandaşımızın çocuklarını yanında görmek istemesini doğal karşılamamıza rağmen kendisine önerimiz, ön planda çocuklarının geleceklerini düşünmesi olacaktır.

Av. Şerif Yılmaz/Osnabrück