Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızı yakından ilgilendiren bir konu da yabancı (Örn:Almanya) mahkemelerden verilen kararların(Örn: Boşanma, Alacak v.b.) Türkiye’de geçerli olup olmadığı konusu. Gerçektende yabancı bir ülkenin kendi hukukuna göre verdiği karar Türk Hukukunun hakimiyet alanında nasıl bir etkiye sahip olabilir? Bu konu Türk mevzuatında 20.5.1982 tarihli ve 2675 sayılı kanununu yürülükten kaldıran 27.11.2007 tarihli ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun (MÖHUK) 50 . ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

Buna göre: Yabancı ülke mahkemelerince verilmiş hukuk davalarına ilişkin kararların Türkiye’de icra olunabilmesi,Türk mahkemelerince tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.(MÖHUK m.50/1)

Örneğin; bir Türk’ün Alman mahkemelerinden almış olduğu boşanma kararının Türkiye’de de uygulanabilmesi, mesela boşanma kararının Türk nüfus kayıtlarına işlenebilmesi için bu kararın tenfiz edilmesi veya tanınması gerekmektedir. Ceza mahkemelerinden verilen kararların kişisel haklarla ilgili bölümleri de tenfize konu olabilir.(MÖHUK m.50/2)

Tenfiz davalarında görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemeleridir.(MÖHUK m.51/1) Aile hukuku alanına giren yabancı mahkeme kararlarının tenfizinde ise görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir.(4787 s. Kanun m.4)

Tanıma ve Tenfiz davalarında yetkili mahkeme kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yerleşim yeri yoksa sakin olduğu yer, Türkiye’de yerleşim veya sakin olduğu yer de mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemeleridir.Yetki kuralı kamu  düzenine ilişkin olmadığından karşı taraf yetki itirazında bulunmayacak ise Türkiye’de her hangi bir yer mahkemesi de bu davalara bakmaya yetkilidir.

Tenfiz davasında kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının aslı ile birlikte onaylı tercümesinin de dosyaya sunulması gerekmektedir.

Tenfiz dava dilekçesine,yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış (Apostille)   aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile birlikte ilamının kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi eklenmelidir.

Yetkili Türk Mahkemesinin tenfiz kararı verebilmesinin şartları MÖHUK 54. maddesinde sayılmıştır. Bunlar;  hükmü veren mahkeme devleti ile yazılı veya fiili karşılılık bulunması, yabancı mahkeme kararının münhasıran Türk mahkemelerinin yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması (Örn: Vesayet kararları münhasıran Türk mahkemelerinin yetkisindedir), hükmün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması v.b.

Bu davalar basit yargılama usulüne tabi olduğundan adli tatilde de görülebilir.

Türk mahkemesi ilke olarak yabancı mahkeme kararının doğruluğunu inceleyemez. Yani bir boşanma kararının tenfizinde  Alman mahkemesinin kararının doğruluğunu inceleyemez. Türk mahkemesince yabancı mahkeme kararının kısmen veya tamamen istemin reddine karar verebilir. (MÖHUK m.56/1)

Yabancı mahkeme kararının Türk hukukuna göre kesin hüküm veya kesin delil etkisi yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder. (MÖHUK m.59)

Yabancı mahkeme kararının, Türkiye’de kesin delil,kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tanıma şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Mahkemenin yaptığı bu tespite yabancı mahkeme kararının tanınması denilmektedir. Tanıma şartları büyük ölçüde tenfiz şartları ile aynıdır. Ancak Tanımada mütekabiliyet (karşılılık) şartı aranmaz. Türkiye’de infazı veya icrası talep olunmayacak bir kararsa tanıma yoluna da gidilebilir. Ancak uygulamada daha kapsamlı bir yol olan tenfiz tercih edilmektedir.

Av. Şerif Yılmaz