Av. Şerif Yılmaz

Almanya’da çeşitli sebeplerle borç altına giren Türk vatandaşlarımız Almanya‘da veya Türkiye’de vefat ettiklerinde geri bıraktıkları mirasçılarına ödenemeyecek kadar ağır borçları da bırakıp gidebiliyorlar.

Geriye kalan ve genellikle Almanya’da yaşayan mirasçılar hukuki haklarını bilemediklerinden murislerinin bu borçlarını ödemek zorunda kalıyorlar. Ancak bu her zaman mümkün olmuyor. Zira borçlar o kadar ağır oluyor ki, geriye kalan mirasçı ya şahsi iflas (Privatinsolvenz) vermek veya Almanya’yı terk etmek zorunda kalıyor.

Oysa bu ölümle birlikte kendilerine geçen mirasbırakanın bu borçlardan hiçbir rizikoya girmeden mirası redderek kurtulunabileceği hatta mirası reddetmek üzere belirlenen süreyi geçirse bile dava ile bunu önleyebileceklerini bilemiyorlar.

Konu ile ilgili olarak bir vatandaşımız bize soruyor : „Almanya’da yaklaşık toplam 100 bin Euro malı, 300 bin Euro borcu olan Türk vatandaşı babam 2015 Aralık ayında Almanya’da vefat etti.  Biz 4 mirasçısı bu borçlardan kurtulmak için Türkiye’de defin işlemleri, v.s.  derken mirasın reddi için gerekli 6 hatfalık süreyi kaçırdık. Şimdi bu borçlar mirasçısı olarak bizden isteniyor. Bundan kurtulmanın bir yolu var mı?“

Soruyu soran vatandaşımızın borçlu mirasbırakanı babası Almanya’da  vefat etse de Türk vatandaşı olduğu için mirasın reddi (Ausschlagungserklärung) konusunda Türk hukuku uygulanır. Türk hukukunda kanuni mirasçılar ise gerçek mirasın reddini, ölümün öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay içerisinde Sulh hukuk mahkemesi önünde yazılı veya sözlü olarak yapmak zorundalar. (TMK 606 md.) Sorudaki 6 hafta Alman hukukundaki süredir.( Ausschlagungsfrist § 1944, BGB) Alman hukukuna göre mahkeme veya Alman noterinde verilen mirasın reddi beyanı Türk hukuku açısından geçerli değildir. Çünkü vefat eden Türk vatandaşıdır. Alman vatandaşı ve/veya mavi kart hakkı sahibi olsaydı o zaman bu geçerli olurdu.

Vatandaşımız bu mirasın gerçek reddi için gerekli 3 aylık süreyi geçirmiş. Ancak babasının miras bıraktığı alacak ve malların toplamı 100 bin Euro, borçları ise 300 bin Euro. Yani kendisi ölmeden önce borç ödemekten aciz bir durumdadır. Şöyle de ifade edebiliriz pasifler aktiflerden fazla. Bu durumda TMK  605/2 maddesine göre  „Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır“. Mirasbırakanın ölümü anında terekesi (Nachlass) borca baktık olduğundan vatandaşımız da süreye bağlı olmaksızın otomatikman mirası reddetmiş sayılır. Bundan dolayı Türkiye’de hemen tereke alacaklıları davalı gösterilerek asliye hukuk mahkemesinde açılacak dava ile mirasın hükmen reddi kararı alıp ilgi Alman icra dairelerine (veya Inkasso firmalarına) bu karar ibraz edilerek borçtan kurtulunabilir. Çünkü bu karar Almanya’da geçerlidir.

Ancak bu davalarda dikkat edilmesi gerekli hususların başında terekenin açıkça borca batık olduğunun resmen tespit edilmesi veya tespit edilebilir olması gelir. Bunun için murisin Almanya‘daki  tüm borçları ve alacaklarının belgeleriyle birlikte Türkkçeye tercümeleri mahkemeye sunulmalıdır. Ayrıca davayı açan mirasçılar daha önceden mirası kabul ettikleri şeklinde davranışlarda da bulunmamalıdır. Özellikle yanlışlıkla Alman mahkemesi veya Noteri huzurunda verilen mirasın reddi beyanları varsa Türk hukuku açısından geçerli olmasa da bu husus davada delil olarak sunulabilir.

Unutmamak gerekir ki, mirasın gerçek reddi 3 aylık süreye tabi iken açılacak bu mirasın reddi davalarında zamanaşımı olmadığından her zaman açılabilir.

Değinilmesi gerekli bir konu da bu davayı sadece bir mirasçı açarsa sadece onun payı yönünden karar gererli olur ve miras reddedilmiş sayılır. Diğer mirasçıların borçtan sorumluluğu devam eder. Bu nedenle tavsiyemiz tüm mirasçıların bir dava açarak hepsinin borçlardan kurtulmasıdır.

Konu sadece Almanya için değil tüm Avrupa ülkeleri açısından geçerli olduğundan bu durumda olan gurbetçi vatandaşlarımız nerede olurlarsa olsunlar mirasın hükmen reddi davası için bize müracaat edebilirler.   info@av-yilmaz.de

Av. Şerif Yılmaz

Not: Genel cevaplar hariç sözlü veya yazılı danışma hizmetimiz RVG (Rechtsanwaltsvergütungsgesetz) gereğince fatura karşılığı ücrete tabidir.