Av. Şerif Yılmaz

POLONYA MAHKEMESİ BOŞANMA KARARININ TÜRKİYE’DE TANINMASI

Polonya’da yaşayan Türk vatandaşı veya Türkiyeden izin alarak Türk vatandaşlığından çıkan Pembe/Mavi Kart hakkı sahibi insanımız arzu edilmese de, geleceğe yönelik  binbir ümitle gerçekleştirdikleri evliliklerini çeşitli nedenlerle boşanma ile sonlandırmaktadırlar.

Bu vatandaşlarımız boşanmak için Polonya mahkemelerine başvurmakta, taraflar Polonya mahkemesinden boşanma kararı  almaktadırlar. Tarafların her ikiside Türk vatandaşı ise mahkeme Türk Medeni Kanununu , tarafların biri Polonya vatandaşı ise Polonya hukukunu uygulamaktadır. Ancak Polonya Avrupa Birliği(AB) üyesi olduğundan ve AB’de Haziran 2012 tarihinde yürürlüğe  giren  “Boşanma ve Ayrılığa Uygulanacak Hukuk Alanında Güçlendirilmiş İşbirliğinin Uygulanmasına Dair Konsey Tüzüğü (ROM III Tüzüğü)” gereğince bu tarihten sonra açılan boşanma davalarında aksi kararlaştırılmadıkça Türk hukukunun uygulama yeri kalmamıştır. Yani artık taraflar ister Türk vatandaşı ister Polonya vatandaşı olsun sadece Polonya hukuku uygulanmaktadır.

POLONYA MAHKEME KARARI BOŞANMA İÇİN YETERLİ Mİ?

Polonya’da boşanma kararı alınması Türk hukukununun hakimiyet alanına etki etmeyeceğinden bu hali ile Türk vatandaşı olanların işini görmeyecektir. Yani Türkiye için bir geçerliliği bulunmamaktadır. Bunun için belirli şartları sağlandığında bu boşanma kararının Türkiye’de de etkili olabilmesi ve nüfus kayıtlarına işlenebilmesi için Türk mahkemesi/makamınca tanınması gerekmektedir.

MAVİ KARTLILAR ve ANLAŞARAK BİRLİKTE BAŞVURU YAPANLAR TANIMA DAVASI AÇMAK ZORUNDA DEĞİL

Türk vatandaşı iken evlenip daha sonra izinle Polonya vatandaşlığına geçenler tekrar bir Türk vatandaşı ile evlenmek istediklerinde yetkili makamlar onlardan Türk makamlarından “evlenme ehliyet belgesi” istediklerinden , bu kişiler de Türkiye’de tanıma yaptırmak zorundadırlar. Zira nüfus kayıtları kapalı da olsa halen nüfusta evli olarak görünmektedirler. Mavi/pembe kartlı bu insanlarımızın yeni düzenleme ile tanıma yaptırmaları idari işlemle yapılırken ayrıca dava açmalarına gerek bulunmuyor.

Zira Mayıs 2012‘de Nüfus Kanununda değişiklik yapılarak Mavi Kartlılar Kütüğü oluşturuldu. Daha sonra da Nisan 2013’te İçişleri Bakanlığı bu kütüğün oluşturulması ve işlemlerin nasıl yürütüleceğine dair „Mavi Kartlılar Kütüğü ve Beyan Edilen Nüfus Olaylarının Tutulması Hakkında Yönerge“ yayınladı. O tarihten beri mavi/pembe kartlı insanımız belgelerini tamamlayarak yurt dışında Konsolosluklara, yurt için de ise Nüfus Müdürlüklerine müracaat ederek Polonya mahkemesi boşanma kararlarını „Mavi Kartlılar Kütüğü“ndeki kayıtlarına işletebilirler.

Konu ile ilgili yazdığımız „ Mavi kartlılar da yabancı mahkeme boşanma kararını tanıtmak için Türkiye’de dava açmak zorunda mı?„ başlıklı makalemizden daha detaylı bilgi edinilebilirler.

Sadece Türk vatandaşı veya çifte vatandaşlığa sahip olanlar açısından ise durum değişik. 29.04.2017 tarihli mükerrer Resmi Gazetede yayınlanan 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Nüfus Hizmetleri Kanununa 27/A maddesi eklenerek yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen kararlar tarafların veya vekillerinin BİRLİKTE bulunulan ülkedeki Konsolosluğa ve Türkiye’de bakanlıkça yetkilendirilen Nüfus Müdürlüklerine başvurması halinde  nüfus kütüğüne tescil edileceği hükme bağlanmıştır.

Bu durumda Polonya’da boşanan ve boşanma kararı kesinleşen Türk vatandaşı veya çifte vatandaşımız birlikte veya vekaletname verecekleri avukatları aracılığıyla Polonya’da bağlı oldukları Konsolosluğa veya Türkiye’deki Nüfus Müdürlüğüne usulüne uygun belgeleriyle başvurduklarında dava açmalarına gerek kalmadan boşanma kararları nüfus kayıtlarına işlenecektir.

Bu düzenlemenin uygulama yönetmeliği olan „YABANCI ÜLKE ADLÎ VEYA İDARÎ MAKAMLARINCA VERİLEN KARARLARIN NÜFUS KÜTÜĞÜNE TESCİLİ HAKKINDA YÖNETMELİK“ 7 Şubat 2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmıştır. 

Buna göre ; Polonya mahkemesi boşanma kararının idari yoldan tanınması için BİRLİKTE başvurularını taraflardan birinin yerleşim yeri il müdürlüğüne; Türkiye’de yerleşim yeri yoksa Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya, Kahramanmaraş, Samsun, Siirt, Sivas, Trabzon, Şanlıurfa ve Van il müdürlüklerinden birine yapacaklar.

Lâkin aynı yönetmelik gereğince Polonya mahkemesince verilen kararların aile kütüğüne tescil işlemlerini yapmak üzere, dış temsilciliklerde ve Bakanlıkça belirlenen il müdürlüklerinde komisyonlar kurulacak ve bu komisyonlarca karar verilecek.

Bununla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı 19.03.2018 tarihli yazısı ile yönetmelik gereğince usul ve esasları belirleyen „Yabancı Ülke Adlî ve İdarî Makamlarınca Verilen Kararların Teciline Yönelik Açıklama“yı 81 il valiliklerine ve Dışişleri Bakanlığına (Büyükelçilik ve konsolosluklar) göndermiştir. 

Bu talimatla Türkiye’deki il nüfus müdürlükleri komisyonları oluşturarak hemen başvuruları almaya başlamış, ancak konsolosluklarda komisyonların oluşturulması biraz daha uzun sürmüştür. Ancak bazı konsolosluklar da hazırlıklarını bitirip başvuruları almaya başlamıştır. Hangi konsolosluğun yapılanmayı tamamlayıp başvuru almaya başladığının mutlaka ilgili konsolosluktan sorulması gerekir.  

Kısacası henüz bu yeni düzenlemeye göre taraflardan en azından biri Türk vatandaşı ve çifte vatandaş olanlar;

BİRLİKTE (veya vekili/vekilleri aracılığıyla) başvurursa  DAVA AÇILMASINA GEREK BULUNMAYACAK. Aksi halde dava açılması gerekiyor.

Beraber başvuru yapılamıyorsa veya beraber başvuruya rağmen Konsolosluk veya Nüfus Müdürlüğü ret kararı vermiş ise TANIMA DAVASI AÇILMAK ZORUNDADIR.

KARARIN TANIMA-TENFİZİ YAPILMAZSA NE OLUR?

Boşanma kararının tanıma-tenfizinin yapılmaması Türk hukukun açısından karmaşıklığa neden olmakla birlikte taraflar ve mirasçıları için hak kayıplarına sebebiyet verebilmektedir. Şöyle ki;

  1. Herşeyden önce Polonya mahkemesinde boşanılmasına rağmen halen Türk nüfus kaydında aslında boşanılan kişi ile evli göründüğünden vefat halinde eşler halen birbirinin mirasçısı olmaya devam ederler. Bu kişiler mirasçılık belgesi çıkartarak malvarlığını üzerine geçirebilir.
  2. Türk nüfus kaydında halen evli olarak göründüklerinden tekrar evlenmek istemeleri halinde evlenemezler.
  3. Boşanma kararının gecikilmeden tanıma ve tenfizi yapılmazsa, zamanla boşanan eşlerin birbirleriyle irtibatı kesileceğinden ve hatta vatandaşlık durumları değişebileceğinden, tanıma tenfiz davalarında diğer eşin adresinin bulunması ve tebligatın yapılması oldukça güçleşir. Bu da daha fazla masraf ve davanın daha fazla uzamasına sebebiyet vererek hakkılarınız gecikme uğrar.
  4. Tanıma-tenfiz yapılmadığı için taraflar halen evli gözüktüğünden üzerlerine aldıkları taşınmaz ve taşınır mallar evlilik birliği içerisinde edinilmiş olacağından diğer eş bundan hak talep edebilecektir. Bunun için de bir seri dava açmak ve hakkın geri alınması için masraf yapmak gerekecektir.
  5. Yine tanıma-tenfiz yapılmadığında halen evli görünmeden dolayı Polonya mahkemesinde boşanmasına rağmen gayriresmi evlenip veya evlenmeden çocuk sahibi olan kadının çocuğu evlilik birliğinde doğmuş gibi gerçekte boşanılmış babanın adına nüfusa kaydedilecektir. Bu da babalığın reddi gibi dava şartlarının çok kısa hak düşürücü sürelere tabi tutulduğu karmaşık ve yıllarca sürecek davaların açılmasına sebebiyet verecektir.

 

TANIMA-TENFİZ DAVALARININ AÇILMASI İÇİN BİR SÜRE VAR MI?

Kanunlarımızda böyle bir süre öngörülmemektedir. Ancak bu davanın geciktirilmesi yukarıda izah etmeye çalıştığımız hak kayıplarına ve zorluklara sebebiyet verecektir.

BU DAVAYI AÇMAK İÇİN MUTLAKA TÜRKİYE’DE MAHKEMEYE GİDİLMELİMİDİR?

Normalde her insan hakkını aramak için mahkemelere kendisi bizzat dava açabilir. Ancak bazı davaların uzman bir kişi tarafından takibi gerekebilir. Özellikle yurtdışında yaşayan ve ikamet eden insanlarımızın Türk hukukuna aşina olmamaları , dava açmak ve takibi için Türkiye’ye gitmelerini hem bu davaların uzmanlık gerektirmesi hem de gidiş gelişlerin çok masraflı olması nedeniyle tavsiye etmeyiz.

Dava açmak isteyen kişiler veya taraflar kendilerini verecekleri bir vekaletname ile tarafımızdan Türk mahkemeleri ve makamları nezdinde temsil ettirebilirler. Bizleri vekil tayin ettiklerinde Türkiye’ye gitmelerine, duruşmalara katılmalarına gerek bulunmamaktadır.

DAVA AÇMAK İÇİN NE YAPILMALI?

Şayet Polonya mahkemesinde boşanan eşler anlaşabiliyorsa vatandaşlıklarına bakılmaksızın  Konsolosluğa veya Türkiye’deki Nüfus Müdürlüklerine başvurarak dava açmadan boşanma kararlarını işletebiliyorlar.

Polonya mahkemesinde boşanan eşler anlaşamıyorlarsa veya beraber başvuruya rağmen Türk makamlarınca red kararı verilmiş ise bizlere avukat  olarak vekaletname verebilirler. Şayet bir taraf Polonya vatandaşı ise o kişi Türkiye Cumhuriyeti ve Polonya arasında yapılan 12.04.1988 tarihli uluslararası ikili sözleşmenin 13.maddesine göre “Apostille” şerhi verilmemesine gerek olmadan Polonya noterinden , Türk vatandaşı ise Türk konsolosluklardan veya Türkiye’de noterden vekaletname çıkartabilirler.  Ancak bu durumda dava çekişmeli bir dava olacağından karşı tarafın vatandaşlık ve ikamet yerine göre değişkenlik göstermekle birlikte  dava süreci  1,5 -2 yılı bulabilmektedir.

SİZE BAŞVURURKEN HANGİ BELGELERİ TEMİN ETMEMİZ GEREKİYOR?

Yukarıda da izah ettiğimiz gibi öncelikle sizin adınıza dava açıp hareket edebilmemiz için vekaletname gerekmektedir.

İkincisi Polonya mahkemesi boşanma kararına ihtiyacımız var. Ancak bu kararda kesinleşme tarihinin ve şerhinin olması yeterlidir. Başkaca bir belgeye ihtiyaç bulunmamaktadır.

POLONYA MAHKEME KARARINA APOSTİLLE ŞERHİ GEREKİR Mİ?

Türkiye Cumhuriyeti ile Polonya Devleti arasında yapılan 12.04.1988 tarihli uluslararası ikili sözleşmenin 13.maddesine göre Polonya mahkemesi kararlarına “Apostille” şerhi verilmesine gerek bulunmuyor.

TANIMA DAVASINDA TEKRAR MI BOŞANMA GÖRÜLECEK?

Tanıma davalarında tekrar boşanma sebepleri incelenmez. Türk hakimi burada Polonya mahkeme hakimin kararını değiştiremeyeceği gibi boşanmaya esas olayları da yeniden göremez. Türk mahkemesi hakimi sadece bu Polonya mahkemesi boşanma kararının Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığını, davalı tarafa savunma hakkı verilip verilmediğini araştırır ve kararını verir.

TANIMA-TENFİZ DAVASINDA ŞAHİT DELİLİ GEREKLİ Mİ?

Tanıma-tenfiz davaları  5718 sayılı Milletlerarası Özel hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre basit yargılama usülüne tabidir. Bu davalar adli tatilde de görülebilir.

Bu davalarda şahit, bilirkişi, keşif gibi deliller istenmez. Sadece kesinleşme şerhi verilmiş Polonya mahkeme kararının aslı ile bunların onaylı (Noter veya Türk Konsolosluklarından) Türkçe tercümelerinin verilmesi delil olarak yeterlidir.

Davalı taraf Polonya vatandaşı ise her iki ülke de 1965 tarihli „Hukukî ve Ticarî Konularda Adlî ve Gayri Adlî Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Sözleşme“sine taraf olduğundan bu sözleşme hükümleri ve Tebligat Kanunu gereğince dava dilekçesi, mahkeme tensip tutanağı ve tebligat evrakları Polonya resmi dili Lehçeye tercüme edilerek ikamet ettiği yer Polonya mahkemesince tebliğ edilir.

Davalı taraf Türk vatandaşı ve yurtdışında ikamet ediyorsa ona tercüme yapılmadan ikamet yerinin bağlı olduğu Türk Konsolosluğunca tebligat yapılır.

Polonya’nın veya Avrupa’nın neresinde olursanız olsun bize ulaşabilir, gerekli bilgileri aldıktan sonra ihtiyaç olan belgeleri (Vekaletname, Mahkeme Kararı) bize bizzat veya posta ile ulaştırdığınızda sizin Türkiye’ye gitmenize gerek kalmadan davanızı açıp sonuçlandırıyoruz.

Av. Şerif Yılmaz