Av. Şerif Yılmaz

Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarımızın ve mavi kartlı insanlarımızın bulundukları ülkelerdeki emeklilik şartlarının ağırlığından dolayı Türkiye’den borçlanma yolu ile emekli olma yönünde yoğun talepleri olduğu gözleniyor.

Ancak bunlar arasında ister Türkiye’de olsun ister yurtdışında olsun, vefatlarından önce yurtdışında çalışan veya ev hanımlığı süreleri olan  kişilerin hak sahiplerinin (eşi, çocukları ve ana babası) Türkiye’den hangi tür haklarının olduğunu bilinmedikleri gibi Türkiye’den dul, yetim veya ölüm aylığı alabilecekleri akıllarına bile gelmiyor.

Örneğin Fransa’da 18 yaşından sonra 10 yıl çalışması bulunan Mustafa beyin vefatıyla dul kalan eşi iki çocuklu Emine hanım, eşinin çalışmalarını yurtdışı borçlanma yolu ile borçlanıp, bedelini ödedikten sonra evlenmemek şartıyla ömür boyu dul maaşı, erkek çocukları eğitimlerine devam ettiği ve gelirleri olmadığı müddetçe 25 yaşına kadar, kız çocukları evlenmemek, geliri olmamak şartıyla yine ömür boyu yetim maaşı alma hakkı olduğunu aklına bile getirmiyor.

Oysa 3201 sayılı yurtdışı borçlanma yasası ve mevzuat bunlara şartları oluştuğu takdirde dul ve yetim aylığı alma hakkı veriyor.

HAK SAHİPLERİNİN HUKUKİ DAYANAĞI NEDİR?

Yurtdışı borçlanmada 3201 sayılı yasa ile bu yasanın uygulama yönetmeliğine dayanılarak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından çıkartılan 08.06.2011 tarihli 2011/48 nolu genelgenin “Ortak ve Diğer İşlemler” adlı 4. Bölümünün “Hak sahiplerin borçlanma ve aylık bağlama işlemleri” başlıklı alt bölümünün 2.maddesi hak sahiplerinin borçlanma işlemlerinde izlenecek esasları belirlenmiştir.

Buna göre;

Ölen sigortalının hak sahipleri (eşi veya çocukları) tarafından yapılan borçlanma başvurularında hak sahibinin borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşı olması yeterli olup, ayrıca borçlanılmak istenilen sigortalıya ait yurtdışı sürelerinde Türk vatandaşı olma şartı aranmayacaktır. Ancak söz konusu sürelerde ölen sigortalının Türk vatandaşı olması, borçlanma için zorunludur.

Yani ölen sigortalı borçlanma başvuru tarihinde yabancı vatandaş (Ör: Avusturya,ABD, Kanada) olsa bile borçlanma yapılabilecek. Ancak başvuru tarihinde hak sahibinin Türk vatandaşı olması zorunlu ve ölen sigortalının sadece yurtdışında Türk vatandaşlığında ve 18 yaşından itibaren geçen süreleri borçlandırılacak, yabancı ülke vatandaşlığında geçen süreleri borçlandırılmayacaktır.

Türkiye’de hizmeti bulunmayan sigortalıların hak sahipleri, ölenin yurtdışındaki hizmetleri aylık bağlanmasına yeterli ise öncelikle bu hizmetlerini Kanunun öngördüğü şartlarla borçlanacaklardır. Hak sahipleri aylığa yetecek gün sayısı kadar borçlanabilecekleri gibi ölenin yurtdışında geçen hizmetlerinin tamamını da borçlanabileceklerdir.

Türkiye’de hizmeti bulunmayan sigortalıların hak sahipleri, ölenin yurtdışında geçen hizmetlerinin tamamını borçlandıkları halde, bu hizmetler aylık bağlanması için yeterli olmadığı takdirde, ölenin varsa 5510 sayılı Kanunun 41 nci madde kapsamında yer alan sürelerinin (Askerlik, doğum, avukat stajyerliği gibi) tamamını ya da aylık almaya hak kazanmaya yetecek kadarını borçlanabileceklerdir.

Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkeler (Ör: Kuveyt, Suudi Arabistan, Libya gibi) ile Türkiye’de hizmeti bulunan ve ölenin varsa 5510 sayılı Kanunun 41 nci maddesi kapsamında yer alan süreleri (Askelik, doğum gibi) ile birlikte aylık bağlanmasına hak kazanan hak sahipleri, bu süreleri borçlanabilecekler, bunlardan ölenin yurtdışında geçen hizmetlerini borçlanmaları istenilmeyecektir. Almanya’dan prim iadesi alanların hak sahipleri hakkında da benzer uygulama yapılacaktır.

Borçlandıkları hizmetleri ile ölüm aylığı bağlanamayan hak sahiplerine yazılı başvuruları halinde, ödenen borçlanma miktarının tamamı faiz uygulanmaksızın Türk Lirası olarak iade edilecektir.

MAVİ KARTLI HAK SAHİPLERİNİN BORÇLANMA ve ÖLÜM AYLIĞI HAKKI VAR MI?

Borçlanma hakkı yönünden;

SGK, 2001/48 nolu genelgesinde 3201 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki “Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin TÜRK VATANDAŞI OLAN HAK SAHİPLERİ sigortalının….” hükmüne dayanarak başvuru tarihinde yabancı ülke vatandaşı olan ancak mavi kart hakkı olan hak sahibi kişilerin başvurularını reddetmektedir. Buna karşı iş mahkemelerinde dava açılarak Yargıtay Genel Kurulu kararlarına göre davalar kazanılarak borçlanma hakkı alınmaktadır. Borçlanılmak istenilen sigortalıya ait yurtdışı sürelerinde Türk vatandaşı olma şartı aranmadığından ölen kişi mavi kartlı olabilir. Lakin ölen sigortalının ancak Türk vatandaşlığında geçen süreleri borçlandırılabilir, Türk vatandaşlığını kaybettiği tarihten sonraki yurtdışı süreleri borçlandırılmaz.

Ölüm aylığı bağlanması ve alınması yönünden;

Borçlanılan süreler dikkate alınarak yaşlılık, malûllük ve ölüm aylığı bağlanması için talep tarihinde ve aylığın devamı süresince Türk vatandaşı olma şartı 15.09.1985 tarihli 3201 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 2 inci maddesinde vardı. Yani ölüm aylığı talep tarihinde ve aylığın ödendiği sürece Türk vatandaşlığı gerekiyordu. Türk vatandaşı olmayana ölüm aylığı bağlanmadığı gibi Türk vatandaşı iken bağlanan ölüm (dul veya yetim) aylığı Türk vatandaşlığının kaybedilmesiyle hemen kesiliyordu.

Daha sonra bu 1985 tarihli yönetmeliği yürürlükten kaldıran 06.11.2008 tarih ve 27046 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren yeni yönetmelikte Türk vatandaşlığı şartı kaldırılmıştır. SGK’nın bu yeni düzenlemeye paralel 2011/48 Sayılı Genelgesinin „5.Kazanılmış Haklar“ başlıklı bölümünde bu konuya dair düzenleme şu biçimdedir;

„Yönetmeliğin 2. maddesinde, ikili veya çok taraflı sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış olup olmadığına bakılmaksızın yabancı bir ülkede geçen sigortalılık veya ev kadını sürelerinde ve borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşı olanları kapsadığı hükmü yer almaktadır. Yeni düzenleme ile borçlanılan sürelere istinaden aylık talebinde bulunmada ve aylık alma süresinde Türk vatandaşı olma şartı kaldırılmıştır. Bu sebeple yurtdışı sürelerini borçlananların gerek aylık talebinde bulundukları tarihte, gerekse aylık aldıkları sürede, Türk vatandaşlığını kaybetmeleri durumunda aylıkları kesilmeyecektir.

Bununla birlikte, Türk vatandaşlığını kaybettiklerinden dolayı eski Yönetmelik hükümlerine göre aylıkları bağlanmayan veya aylığı bağlandıktan sonra Türk vatandaşlığını kaybetmesi sebebiyle aylıkları durdurulan veya kesilenlerin 8/5/2008 tarihinden sonra yaptıkları veya yapacakları tahsis başvuruları üzerine aylıkları, taleplerini takip eden aybaşından itibaren bağlanacaktır.

Türk vatandaşı olmadıkları için ÖLÜM AYLIĞI talepleri reddedilen hak sahipleri hakkında da, aylığa hak kazanmaları halinde, yukarıdaki paragrafta belirtilen esaslara göre işlem yapılacaktır.“ 

Kısacası yaşlılık, malûllük ve ölüm aylığı bağlanması için Türk vatandaşı olunması zorunlu olmadığından, aylık tahsis talebinde bulunan kişinin yabancı olması, izinle Türk vatandaşlığından çıkması veya Türk vatandaşlığından çıkarılması arasında bir fark bulunmamaktadır.

HAK SAHİPLERİNİN BORÇLANMASI İÇİN HANGİ BELGELER GEREKLİ?

Normal yurtdışı borçlanmalarda olduğu gibi hak sahibi SGK internet sitesinden de elde edebileceği “Yurtdışı borçlanma talep dilekçesi”ni usulüne uygun doldurarak veya normal bir dilekçeye ;

–          Ölene ait çalışılan ülke emeklilik kasasından alınacak hizmet cetveli aslı

–          Ölen yurtdışında kendi adına ve hesabına çalışanlardan ise bağlı olduğu vergi dairesi, ilgili meslek kuruluşu veya birliklerince verilen hizmet belgesi

–          Ölenin sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde geçen süreleri ise bulunulan ülkelerdeki Türk konsoloslukları, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri veya ataşelikler gibi temsilciliklerden alınacak ve yurtdışı borçlanma için kullanılacağı belirtilen hizmet belgeleri veya yurtdışında çalışılan işyerlerinden alınacak hizmet sürelerini gösterir bonservisleri ile birlikte pasaportlarında bulunan çalışma izinlerinin tercümeleri

–          Ölen ev hanımı ise sürenin geçirildiği ülkeden alınacak ikametgah belgesi ve bunun noter veya konsolosluklarca onaylanmış Türkçe tercümesi aslı veya çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlik veya ataşeliğinin bulunduğu Türk temsilciliklerince ikamet belgesine istinaden düzenlenecek belge, bunlar temin edilemezse, ölenin  yurtdışına çıkış ve yurda giriş tarihlerinin, fotoğraf ve künye bilgilerinin bulunduğu pasaport sayfalarının fotokopisi ya da emniyet müdürlüklerinden alınacak yurda giriş-çıkış çizelgesi

–          Ölene ait ve öldüğünü gösterir Nüfus Kayıt Örneği

–          Ölen mavi kartlı ise mavi kartı veya yabancı ülke kimliği ile birlikte Kapalı Nüfus Kayıt Örneği

–          Ölen mavi kartlı ise o ülke makamlarınca verilen ölüm belgesi ve onaylı Türkçe tercümesi

eklenecektir.

Başvurular ölenin daha önce Türkiye’de çalışması olup olmadığına, kısmi aylık alıp almadığına göre Kurumun ilgili birimlerine yapılacaktır.

Başvurular hak sahibi tarafından Kuruma bizzat yapılacağı gibi(başvuru Kurum kaydına girdiği tarihtir)  yurtiçinden veya yurtdışından taahhütlü, iadeli-taahhütlü veya acele kargo ile de (başvuru postaya verildiği tarihtir) yapılabilir. Normal posta ile gönderilen başvurular Kurumun kaydına geçtiği tarih başvuru tarihi olarak kabul edilecektir.

NE KADARLIK BORÇLANMA YAPMAK GEREKİR?

Hak sahiplerine borçlandıkları yurtdışı sürelerine istinaden aylık bağlanabilmesi için; tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş olması, 5510 sayılı Kanunla mülga kanunların yürürlükteki hükümlerine veya sosyal güvenlik kanunlarına göre aylığa hak kazanılmış olması ve Kuruma yazılı başvuruda bulunulması şartları aranacaktır.

NE KADARLIK BORÇLANMA YAPMAK GEREKİR?

Hak sahiplerine borçlandıkları yurtdışı sürelerine istinaden aylık bağlanabilmesi için; tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş olması, 5510 sayılı Kanunla mülga kanunların yürürlükteki hükümlerine veya sosyal güvenlik kanunlarına göre aylığa hak kazanılmış olması ve Kuruma yazılı başvuruda bulunulması şartları aranacaktır.

SSK KAPSAMINDAKİ SİGORTALILAR AÇISINDAN

Ekim 2008 tarihinden önce vefat eden sigortalıların şayet Türkiye’de daha önce bir gün dahi SSK (4/a) sigorta girişleri varsa, borçlanmalarla 900 güne tamamlanmaları yeterlidir.

Ekim 2008 tarihinden önce Türkiye’de daha önce bir gün dahi SSK (4/a ) kapsamında sigorta girişi olan ancak Ekim 2008 tarihinden sonra vefat eden sigortalının hak sahiplerinin 900 güne borçlanma yolu ile tamamlanmasını SGK kabul etmemekte, 900 günün en az beş yılda çalışma ile tamamlanması şartını aramaktadır. Veya 1800 güne tamamlamaya borçlanma hakkı vermekte.  Yargıtay 21 HD’si bu 900 günlük sürenin borçlanma yolu ile de tamamlanacağına karar verdiğinden bu işleme karşı dava açmak gerekecektir.

Sigorta girişleri ve ölümleri Ekim 2008 tarihinden sonra olan sigortalıların hak sahipleri ise 1800 gün borçlanarak veya 900 günü borçlanma yapmaksızın 5 yıllık sigortalılıkları süresinde çalışılarak tamamlanmışsa aylığa hak kazanabilecekler.

Aynı şekilde hak sahiplerine bağlanan kısmi aylıkların tamama  çıkartılmasında da 1800 gün prim ödeme şartı aranacaktır. Ancak, 506 sayılı Kanunda öngörülen 5561 sayılı Kanun gereğince 2008 yılı Ekim ayı başından önce ölen sigortalının hak sahiplerine aylık bağlanmasında ve kısmi aylıkların tamama çıkartılmasında 5 yıllık sigortalılık süresi içinde 900 gün prim ödeme gün şartının yerine getirilmesi yeterli olacaktır.

BAĞKUR KAPSAMINDAKİ SİGORTALILAR AÇISINDAN

Türkiye’de çalışması bulunmayan veya en son Bağkur kapsamında sigortalı olup vefat eden sigortalıların hak sahiplerinin ise tamamlaması gerekli gün sayısı kanunlardaki değişikliklerden dolayı farklılık arzetmektedir.

Buna göre;

– 4 Ekim 2000 tarihinden önce ölenler için 3 tam yıl yani 1080 gün prim ödemek,

– 4 Ekim 2000 ile 7 Ağustos 2001 tarihleri arasında ölenler için 5 tam yıl yani 1800 gün prim ödemek,

– 8 Ağustos 2001 ile 1 Ağustos 2003 tarihleri arasında ölenler için 3 tam yıl 1080 gün prim ödemek,

– 2 Ağustos 2003 tarihi ve sonrasında ölenler için 5 tam yıl 1800 gün prim ödemek, hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanması için yeterlidir.

Borçlandıkları yurtdışı süreler dikkate alınarak kısmi aylıkları tam aylığa yükseltilen hak sahipleri, ölenin varsa askerlik hizmetini borçlanmaları halinde akit ülkeden ölüm aylığına hak kazanıyor iseler (Ör: Almanya’dan) bunların talepleri halinde askerlik hizmetleri borçlandırılacaktır. Bu şekilde borçlandırılan askerlik süresi sadece sosyal güvenlik sözleşmeleri kapsamında ilgili akit ülkeye hizmet olarak bildirilecek, almakta oldukları aylıkların yükseltilmesinde değerlendirilmeyecektir.Böylelikle bulundukları ülkelerde de ülke mezuatına göre ölen sigortalıdan dul veya yetim aylığı almaya hak kazanabilecekler.

Borçlanma bedelleri tahakkuk ettirilip kendilerine tebliğ edilen hak sahibi bu bedeli tebliğden itibaren 3 ay içerisinde ödeyecektir. Askerlik ve doğum borçlanmalarında ise ödeme süresi 1 aydır. Bedel bu sürede ödenmezse tamamı, bir kısmı yatırılmış ise kalan kısmı için borçlanma işlemi iptal edilecektir. Yani ödeme için taksit imkanı bulunmamaktadır.

AYLIĞA NE ZAMAN HAK KAZANILACAK?

Ölen sigortalının yurtdışında geçen sürelerini Kanuna göre borçlanan hak sahiplerinin aylıkları, borcun tamamını ödedikten sonra yapacakları yazılı tahsis taleplerini takip eden aybaşından itibaren başlatılacaktır.

AYLIK BAĞLANAN HAK SAHİPLERİ YURTDIŞINDA ÇALIŞABİLİRLER Mİ?

3201 sayılı Kanunda, hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için yurda “kesin dönüş” zorunluluğunun gerektiğine dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, hak sahiplerine borçlandıkları sürelere istinaden aylık bağlanmasında; kesin dönüş, yani yurtdışındaki sigortalı işinden ayrılma, ikamete dayalı sigorta ya da sosyal yardımın sona erme şartı aranmayacak, ancak, Türkiye’de haklarında uygulanacak olan sosyal sigorta mevzuatının öngördüğü şartlar aranacaktır.

Dul maaşı yönünden;

Dul olan hak sahibi eş ister SSK ister Bağkur isterse de Emekli Sandığı kapsamında olsun yurtdışında çalışsa da başkaca gelirleri olsa da (Ör: Emekli aylığı, sosyal yardım) dul maaşını alabilecek. Burada tek kriter eşin evli olmamasıdır.

Yetim aylığı yönünden;

SSK yetim hak sahipleri için

Sigortalı kişi ister 1 Ekim 2008 tarihinden önce isterse bu tarihten sonra vefat etsin uygulanacak kanunlar farklı da olsa sigortalının yetimleri ne yurtiçinde ne de yurtdışında çalışamazlar.

1 Ekim 2008 tarihinden önce vefat eden sigortalının hak sahibi olan yetimlerine uygulanacak 506 sayılı Kanunun 68.maddesi gereğince Türkiye’de Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan veya buralardan kendi çalışmasına istinaden gelir almayan yetim maaşı bağlanır.“ demekle birlikte bu kanuna 29.07.2003 tarihinde eklenen EK 47 inci madde “Bu Kanuna göre gelir veya aylık almakta olan kız çocuklarının sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerdeki sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaya başlamaları veya bu ülkelerin sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almaya başlamaları halinde, bağlanan gelir ve aylıkları kesilir“ hükmü getirildiğinden maalesef yetim kız çocuklarının sözleşmeli (Örn: Almanya, Hollanda, Avusturya… ) ülkelerdeki yurtdışı çalışması yasaklanmıştır.

Bu konuda Yargıtay’ın lehe yerleşik kararları olsa da genelde dava açarak da bu hakkın alınması imkansızdır. Ancak bu kanunun yürürlük tarihi olan 06.08.2003 tarihinden önce vefat edenlerin kız çocuklarının kazanılış hak olarak yurtdışında çalışma hakkının olduğu kanaatindeyiz.

Burada şu konuya da değinmekte fayda var. Normalde ölen sigortalıların hak sahiplerine hem aylık bağlanmasında sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında hem de  hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ölüm tarihindeki mevzuat hükümleri uygulanır. Yargıtay uygulamaları da bu yöndedir. Lâkin SGK 05.12.2017 tarihli Resmi gazetede yayınlanan değişiklikle Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin geçici 4.maddesinin ikinci fıkrasını „Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanır“ şeklinde değiştirmişitir.

Bununla artık ölüm hangi tarihte gerçekleşirse gerçekleşsin hak sahipliği şartları hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine göre belirlenecektir.

1 Ekim 2008 tarihinden sonra vefat eden sigortalılının yetimlerine ise 5510 sayılı Kanunun 34.maddesi uygulanacağından ve bu maddede açıkça  “….Kanun kapsamında veya YABANCI BİR ÜLKE MEVZUATI kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan….” ibaresi kullanıldığından yurtdışında çalışma yetim maaşı almak için engeldir. Kannaatimizce yurtdşında çalışma olmadan bulunulan ülkede sosyal sigortaya tabi olunmuyorsa sadece ikamete dayalı sosyal yardım almak yetim maaşı almaya engel değildir.

Bağkur yetim hak sahipleri için;

Bağkur sigortlılarının yetimleri açısından durum biraz daha karışıktır. Zira defalarca yapılan kanun değişiklikleri değişik uygulamalar yapılmasını gerektirmektedir. Kısaca özetlemek istersek;

4.10.2000 öncesi veya 8.8.2001-1.8.2003 arası vefat edenin yetim hak sahibi yurtdışında çalışıyor veya geçimi sağlamak için ikamete dayalı sosyal yardım alıyorsa ve bu gelirler başvuru tarihinde Türkiye’de geçerli brüt asgari ücretin üzerinde ise yetim maaşı bağlanmaz.

4.10.2000-7.8.2001 ve 2.8.2003-30.9.2008 arası vefat eden sigortalının yetim hak sahibi Türkiye’de çalışmıyorsa, ölüm tarihinde uygulanması gerekli 1479 sayılı Bağkur Kanunun 45.maddesi gereğince Türkiye’deki sigortalardan kendi çalışması nedeniyle gelir ve aylık almıyorsa yurtdışında çalışsa da ikamete dayalı sosyal yardım alsa da yetim maaşı bağlanır.

Ancak SGK bu konuda yerleşik Yargıtay içtihatlarına rağmen bunu kabul etmediğinden yurtdışında çalışan veya kendi çalışması ile emekli aylığı alan (Örneğin: Almanya’dan) yetimlere maaş bağlamayı reddediyor. Bunun için iş mahkemesinde dava açılarak bu hak alınabilir.

Burada da yukarıda açıkladığımız gibi normalde ölen sigortalıların hak sahiplerine hem aylık bağlanmasında sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında hem de  hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ölüm tarihindeki mevzuat hükümleri uygulanır. Yargıtay uygulamaları da bu yöndedir. Lâkin SGK 05.12.2017 tarihli Resmi gazetede yayınlanan değişiklikle Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin geçici 4.maddesinin ikinci fıkrasını „Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanır“ şeklinde değiştirmişitir.

Bununla artık ölüm hangi tarihte gerçekleşirse gerçekleşsin hak sahipliği şartları hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine göre belirlenecektir.

1 Ekim 2008 tarihinden sonra vefat eden sigortalılının yetimlerine ise 5510 sayılı Kanunun 34.maddesi uygulanacağından ve bu maddede açıkça  “….Kanun kapsamında veya YABANCI BİR ÜLKE MEVZUATI kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan….” ibaresi kullanıldığından yurtdışında çalışma yetim maaşı almak için engeldir. Kannaatimizce yurtdşında çalışma olmadan sadece ikamete dayalı sosyal yardım almak yetim maaşı almaya engel değildir.

Yurtdışı hizmetlerini borçlanarak aylık bağlanan hak sahiplerinin, sosyal güvenlik kanunlarına göre aylık alma şartlarının devam edip etmediğinin tespitinde “Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği”nde yer alan yoklama işlemleri ile ilgili hükümler uygulanacaktır.

HAK SAHİPLERİ AYLIK BAĞLATMAK İÇİN HANGİ BELGELER İLE KURUMA BAŞVURACAK?

Hak sahiplerinin sadece Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde öngörülen “Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi” ile Kuruma başvurmaları yeterli olacak, bunlardan ayrıca “3201 sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesi” istenmeyecektir.

Av. Şerif YILMAZ

Sorularınız için: info@av-yilmaz.de veya iletişim bilgilerine bakınız.