
YURTDIŞINDA YAŞAYANLARIN SGK’DAN MALULEN EMEKLİLİK HAKLARI
Bu makalemizde yurtdışında yaşayan Türk ve çifte vatandaş olanlarla mavi kartlı insanımızın Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) özellikle 3201 sayılı Kanunda 01.08.2019 tarihinden itibaren yapılan mevzuat değişikliklerini de nazara alarak malulen emekli haklarını ve bunun şartlarını açıklamaya çalışacağız.
Hemen belirtelim ki, yeni yasamız 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince malulen emeklilik için ister SSK (4/1-a) ister Bağ-Kur (4/1-b) isterse de Emekli Sandığı (4/1-c) sigortalıları Türkiye’de en az 1800 gün ödenmiş primlerinin olması ve 10 yıl sigortalılık sürelerinin bulunması ilk şartlardır (5510 Sayılı Kanun md. 26). Ayrıca SGK kurumunun sevk ettiği hastanelerden SSK (4/1-a) ve Bağ-Kur (4/1-b ) kapsamında olanların çalışma güçlerinin veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma güçlerinin en az % 60’ını, Emekli Sandığı (4/1-c) kapsamında olanların ise çalışma güçlerinin en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma güçlerini kaybettiklerinin Kurum Sağlık Kurulunca bir rapor ile tespit edilmesi gerekir (5510 Sayılı Kanun md. 25). Malulen emeklilikte yaş şartı bulunmamaktadır.
Burada sadece birinin bakımına muhtaç derecede malul olan kişilerden ise 10 yıllık sigortalılık süresi istenmez (5510 Sayılı Kanun md. 26/2-b). Ayrıca, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün % 60’ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya engelliliği sebebiyle malullük aylığından yararlanamaz (5510 Sayılı Kanun md. 25/2).
Örneğin 01.05.2006 ilk sigorta girişi olan sigortalının en az %60 maluliyeti şayet bu tarihten önce olmuş ise yani en az %60 malul olarak işe başlamış ise o zaman 1800 gün, 10 yıl sigortalılık süresiyle malulen emekli olamaz.
Her ne kadar Türkiye’de Emekli Sandığı (4/1-c) kapsamında çalışan sigortalıların vazife maluliyetleri söz konusu ise de makalemizin konusu olmadığından bunlarla ilgili bilgiler verilmeyecektir.
Bu genel bilgilerden sonra yurtdışında yaşayan Türk ve çifte vatandaş olanlarla mavi kartlı insanımızın malulen emeklilik haklarına geçebiliriz.
Sosyal güvenlik sözleşmelerine göre sözleşme kısmi maluliyet aylığı hakları
Yurtdışına gelmeden önce Türkiye’de çalışması olup da daha sonra yurt dışında sözleşmeli bir ülkede çalışıp yurtdışında malulen emeklilik hakkına sahip olanların Türkiye’deki çalışmalarına karşılık kısmi sözleşme maluliyet aylığı hakları bulunuyor. Ancak o ülke ile yapılan sosyal güvenlik sözleşmesinde mutlaka iki taraflı maluliyet aylığının bağlanmasının yasaklanmaması gerekir. Örneğin Hollanda ile yapılan sosyal güvenlik sözleşmesine göre maluliyet aylığı tek taraflı bağlandığından Hollanda’da malul olan kişi Türkiye’de sosyal güvenlik anlaşmasına göre kısmi sözleşme malullük aylığı alamaz.
Fakat örneğin Almanya ile yapılan sosyal güvenlik anlaşmasına göre bu mümkündür. Türkiye’de çalışma süresi olan bir vatandaşımız Almanya’da malulen emekli olduğunda (Alman 6. Sosyal Güvenlik Kanunu Kitabı md. 43) Almanya’dan aldığı maluliyet raporunu SGK’ya verdiğinde SGK bu raporu kendi sağlık kuruluna gönderiyor ve incelettiriyor. Şayet sağlık kurulu kendi mevzuatına göre raporu kabul eder ve onaylarsa vatandaşımızın Türkiye’deki sigortalılık süresine göre (örneğin 700 gününe karşılık) sözleşme kısmi maluliyet aylığı bağlıyor.
Sözleşme kısmi maluliyet aylığı bağlanan vatandaşımız yurtdışındaki sürelerini 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre borçlanıp 1800 güne çıkartabilir ve bu sözleşme kısmi maluliyet aylığını tam sözleşme maluliyet aylığına çevirebilir (3201 Sayılı Kanun md.9).
Fakat burada 01.08.2019 öncesi uygulama ile bu tarihten sonraki uygulama 3201 sayılı Kanununda yapılan değişiklik sebebiyle farklıdır. 01.08.2019 tarihinden önceki kanuni düzenlemeye göre şayet kişinin Türkiye’de en son herhangi bir sigortalılığı varsa yurtdışı süreleri en son tabi olduğu sigortalılık statüsünden borçlandırılıyordu. Örneğin vatandaşımızın en son sigortalılık statüsü SSK (4/1-a) ise yurtdışı süreleri bu statüden borçlandırılıyordu. Herhangi bir sigortalılığı yoksa 4/1-b (Eski Bağ-Kur) üzerinden borçlanması yapılıyordu. Fakat 01.08.2019 tarihinden itibaren 7186 sayılı Kanunla 3201 sayılı Kanunun 5/4 maddesinde değişiklikle vatandaşın en son Türkiye’de hangi statüde geçen sigortalılığı olursa olsun yurtdışı süreleri sadece 4/1-b (Eski Bağ-Kur) kapsamında borçlandırılmaya başladı.
Ayrıca aynı kanunla 3201 sayılı Kanunun kısmi sözleşme aylıklarının tam aylığa çevrilmesi ile ilgili 9. Maddesi de değiştirildi. 01.08.2019 tarihinden önce 9. Madde sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle sosyal güvenlik kanunlarına (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) göre kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanlar, yazılı başvurmaları halinde kendilerine SGK tarafından tahakkuk ettirilen borçlarını tamamen ödemeleri şartıyla kısmi aylıkları, borçlarını ödedikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren tam sözleşme aylığına çevriliyordu.
Örneğin Almanya’ya gelmeden önce Türkiye’de SSK kapsamında 700 gün sigortalılığı olan bir vatandaşımız Almanya’da malulen emekli olduktan sonra kendisine SGK tarafından kısmi sözleşme maluliyet aylığı bağlanmış ise başvurusu üzerine SSK kapsamında 1100 gün yurtdışı çalışma sürelerini borçlanıp bedelini yatırdığında asgari 1800 gününü tamamlıyor ve kendisinin kısmi sözleşme maluliyet aylığı yine SSK kapsamında tam maluliyet aylığına çevrilerek bağlanıyordu.
01.08.2019 tarihinden sonra bu örneğimizdeki vatandaşımız SSK kapsamında kendisine bağlanan kısmi sözleşme maluliyet aylığını tam aylığa çevirmek için yurtdışı çalışmalarından 1100 gününü borçlanmak istediğinde bu süreler SSK kapsamında bağlanan kısmi maluliyet aylığına bakılmadan doğrudan 4/1-b (Eski Bağ-Kur) üzerinden borçlandırılmaya başladı (3201 Sayılı Kanun md.5/4).
Dolayısıyla 700 günü SSK, 1100 günü Bağ-Kur kapsamında oluyor. Bu durum için 3201 sayılı Kanunun 9. Maddesine bu vatandaşların SGK tarafından tahakkuk ettirilen borçlarını tamamen ödemeleri şartıyla kısmi aylıkları, borçlarını ödedikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren kısmi aylığın başlangıç tarihi esas alınarak mülga 2829 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanunun 53. maddesi uyarınca tespit edilecek statüye göre ilgili sosyal güvenlik kuruluşunca tam aylığa çevrileceği hükmünü eklediler.
Bunun anlamı şu; Şayet sigortalının ilk sigorta girişi 01.10.2008 tarihinden önce ise değişik statüde geçen sigortalılık sürelerinin birleştirilmesi ile ilgili mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre kısmi aylığın tam aylığa çevrileceği sigortalılık statüsü belirlenecek. Örneğimizdeki vatandaşımızın SSK kapsamındaki 700 günlük sigortalılığında ilk sigorta girişi 01.10.2008 tarihinden önce ise mülga 2829 sayılı Kanunun 8/2 maddesi gereğince en son sigortalılık statüsü ne ise o sigortalılık statüsünden kısmi sözleşme maluliyet emekli aylığı tam maluliyet emekli aylığına çevrilecek. Vatandaşımız 01.08.2019 tarihinden sonra yurtdışı çalışma sürelerini borçlandığında en son 1100 günü Bağkur (4/1-b) kapsamında olduğundan Bağ-Kur kapsamında tam sözleşme maluliyet aylığına çevrilecektir.
Şayet bu vatandaşımızın ilk sigorta girişi 01.10.2008 tarihinden sonra ise bu durumda 5510 sayılı Kanunun 53. Maddesine göre de en son sigortalılık statüsü ne ise o sigortalılık statüsünden kısmi sözleşme maluliyet emekli aylığı tam maluliyet emekli aylığına çevrilecektir. Yani maluliyet aylıkları yönünden hizmetlerin birleştirilmesinde her iki kanun hükmü de aynıdır.
Aynı durum yurtdışında gelmeden önce 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununa tabi geçen sürelerinden dolayı SGK tarafından bağlanan kısmi sözleşme maluliyet aylıkları için de geçerlidir. Bunlar da kısmi aylıklarını tam aylığa çevireceklerse son statüleri Bağ-Kur olacağından kısmi sözleşme aylıklarını mecburen Bağ-Kur kapsamında tam maluliyet aylığına çevireceklerdir.
En son olarak şu bilgiyi de ekleyelim: Bu kısmi sözleşme maluliyet aylıklarının tam maluliyet aylığına çevrilmesi için yurtdışı borçlanması yapılırken sadece 18 yaşından itibaren sadece Türk vatandaşlığında geçen çalışma süreleri borçlandırılır. İşsizlikte veya ev kadınlığında geçen süreler borçlandırılmaz (Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik md. 6/2-c)
Sözleşme dışı malulen emeklilik hakkı nasıl alınabilir?
Yukarıda izah ettiğimiz gibi yurtdışında yaşayan Türk vatandaşı, çifte vatandaşlarımızla mavi kartlı insanlarımız kanunun aradığı şartları tamamlamaları halinde uluslararası ikili sosyal güvenlik sözleşmeleri dışında SGK’dan malulen emeklilik hakkı elde edebilirler.
Burada dikkat edilmesi gereken konu yurtdışından alınan maluliyet veya engellilik raporları Türkiye’de geçerli olmadığıdır. Zira her ülkenin maluliyet veya engellilik kriter ve uygulamaları farklıdır. Bu nedenle maluliyet raporlarının mutlaka SGK tarafından sevk edilen hastanelerden 28.09.2021 tarihli ve 31612 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre alınmalıdır. Sigortalıların talep tarihi itibariyle son 6 ay içerisinde SGK tarafından yetkilendirilmiş hastanelerce düzenlenmiş raporlarının bulunması halinde sevk işlemi yapılmaksızın da bu raporlara göre işlem yapılabiliyor.
Elbette yurtdışında yaşayan her vatandaşımızın durumu farklı olduğundan çeşitli ihtimallere göre örnekler vererek konuyu izah etmeye çalışalım.
Örnek 1:
Türkiye’de 01.06.1991 yılında öğretmen olarak çalışmaya başlayan ve 3 yıl hizmet süresi (1080 gün) olan çifte vatandaş olan Hale hanım 01.10.2000 tarihinden itibaren İsviçre’de çalışmaya başlamış ve 15.05.2010 tarihinde İsviçre’de maluliyetine karar verilmiştir. Lakin kendisi iki ülke hizmetlerini birleştirip kısmi sözleşme maluliyet aylığı almamaktadır.
Böyle bir durumda Hale hanım 2017 yılında en son sigortalılık statüsü Emekli Sandığı (4/1-c) olduğundan Ankara’da bulunan SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığına başvurup 3201 sayılı Kanuna göre İsviçre’de geçirdiği çalışma, işsizlik ve ev kadınlığı sürelerinden 720 gününü Emekli Sandığı (4/1-c) kapsamında borçlanıyor ve borçlanma bedelini 01.04.2017 tarihinde yatırıyor. Hale hanım borçlanmasını 01.08.2019 tarihinden önce yaptığı için borçlanması Bağ-Kur değil, Emekli Sandığı (4/1-c) kapsamında yapılıyor. Böylelikle Hale hanımın Emekli Sandığı (4/1-c) kapsamında toplam 1800 günü (1080+720) oluyor ve kanunun aradığı birinci şart olan asgari prim gün sayısını tamamlıyor.
Hale hanımın ilk sigorta girişi 01.06.1991 olduğundan kanunun aradığı ikinci şart olan 10 yıllık sigortalılık süresi de 2017 yılı itibariyle tamamlanmıştır.
Bu şartları yerine getiren Hale hanım 15.04.2017 tarihinde malulen emekli aylığının bağlanması için SGK’ya başvuruyor ve SGK kendisini yetkilendirdiği hastaneye göndererek maluliyet raporunun alınmasını istiyor. İşte burada Hale hanım hastaneye rapor için gittiğinde İsviçre’de aldığı raporları usulüne uygun Türkçeye tercüme ettirip raporu verecek heyete ibraz ederse maluliyet raporunu daha rahat alabilir. Çünkü hastanın hastalık geçmişi, yani teşhis ve tedavi süreçleri bu İsviçre raporlarındadır. Fakat bazen uygulamada maluliyet raporunu hazırlayacak heyetin bu raporları nazara almadığını görüyoruz.
Nihayetinde Hale hanım Emekli Sandığı (4/1-c) kapsamında olduğundan heyetten ilk sigorta girişi olan 01.06.1991 tarihinden sonra çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiğine dair rapor alırsa maluliyet aylığı SGK tarafından bağlanır.
Ancak Hale hanıma maluliyet aylığı, malulen emekli aylığının bağlanması için SGK’ya başvurduğu 15.04.2017 tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2017 tarihinden itibaren değil, örneğin 15.06.2017 tarihli rapor verildiyse bu tarihi takip eden aybaşı olan 01.07.2017 tarihinden itibaren bağlanır (5510 Sayılı Kanun md. 27/2-b). Şayet Hale hanım önce maluliyet raporunu örneğin 15.01.2017 tarihinde alsaydı ve daha sonra 15.04.2017 tarihinde aylığın başlanması için başvursaydı o zaman elbette maluliyet aylığı yazılı başvurusunu takip eden ay başı olan 01.05.2017 tarihinden itibaren başlanacaktı (5510 Sayılı Kanun md. 27/2-a).
Örnek 2:
Bu örneğimiz yurtdışında yaşayan en büyük kesimi ilgilendiriyor. Almanya’da yaşayan Yusuf beyin Türkiye’de hiç çalışması yok, sigorta girişi de yok. Sadece Almanya’da 01.10.1998 tarihinde sigorta girişi var. Yusuf bey 1998-2005 yıllarında Türk vatandaşı iken Almanya’da çalışmaları var. 2005 yılında Türk vatandaşlığından Türk devletinden izin alarak çıkmıştır. Yani mavi kartlı Alman vatandaşıdır. Kendisi mavi kartlı Alman vatandaşı iken Türkiye’de 2015 yılında 10 günlük SSK (4/1-a) kapsamında çalışmaları bulunmaktadır. 01.05.2014 tarihinde de Almanya’da malulen emekli olmuştur.
Kanunun aradığı şartlar açısından Yusuf beyin durumuna bakalım. Yusuf bey 01.09.2023 tarihinde SGK’ya başvurup 2014 yılındaki kanun değişikliğinden dolayı 3201 sayılı Kanunun 1. Maddesi gereğince 18 yaşından sonraki 1998-2005 arasında Türk vatandaşlığında Almanya’da geçen çalışma, çalışmalar arasında veya sonunda bir yıla kadar olan işsizlik sürelerinden 1800 gününü borçlanıp bedelini yatırabilir. SGK Yusuf beyin sürelerini borçlandırırken 01.08.2019 tarihinde 3201 sayılı Kanunda yapılan değişiklikten sonra 2005 yılından geriye doğru olan sürelerini SSK (4/1-a) kapsamında değil, Bağ-Kur (4/1-b) kapsamında borçlandıracaktır. Zira en son 2015 yılındaki 10 günlük SSK (4/1-a) kapsamında geçen çalışmaları nazara alınmayacaktır.
Şayet Yusuf bey 1800 günü borçlanırsa ve bedelini yatırırsa SGK nezdinde Bağ-Kur kapsamında 1800 günü, SSK kapsamında 10 günü olmak üzere toplam 1810 günü olacaktır. Bundan sonra Yusuf bey SGK’ya müracaat ederek kendisinin maluliyetinin tespiti ve malulen emekli aylığının bağlanması için 15.01.2025 tarihinde başvuru yapıyor. SGK’da kendisini anlaşmalı ve yetkilendirdiği bir devlet veya üniversite araştırma hastanesine sevk ediyor. Zira Yusuf beyin Almanya’dan aldığı maluliyet raporu Türkiye’de geçerli değildir. Ancak burada tavsiyemiz Yusuf beyin Almanya’da aldığı raporları Türkçeye tercüme ettirip kendisini muayene edip rapor hazırlayacak sağlık heyetine vermesidir. Heyet böylelikle muayene edeceği Yusuf beyin hastalık geçmişini, maluliyetinin başlangıcını ve son durumunu daha rahat tespit edecek ve raporunu ona göre hazırlayacaktır. Heyet raporunu 15.04.2025 tarihinde veriyor.
SGK bu raporu kabul ettiğinde şayet başkaca bir engel görmez ise Yusuf beyin malulen emekli aylığını rapor tarihi olan 15.04.2025 tarihini takip eden 01.05.2025 tarihinden itibaren bağlayacaktır.
Yusuf beyi muayene edip rapor hazırlayan Kurum sağlık heyeti Yusuf bey Almanya’da %90 malul sayılmasına rağmen örneğin % 50 maluliyet raporu verirse ne olacak?
Böyle bir durumda Yusuf bey raporu SGK’ya verip SGK’dan en az % 60 maluliyetin olmadığından dolayı talebini reddetmesinin kendisine tebliğinden sonra Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunda (SSYSK) değerlendirilmek üzere bu rapora karşı başvuru yaptığı Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya Sosyal Güvenlik Merkezine vereceği bir dilekçe ile itiraz edebilir (5510 Sayılı Kanun md. 95, 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmelik md. 16).
Yürürlükten kaldırılan 03.08.2013 tarihli Maluliyet Tespit Yönetmeliğinin 18. maddesinde bu itiraz için 6 aylık bir süre var iken 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmelik’te herhangi bir süre öngörülmediği için Yusuf bey bu itirazı her zaman yapabilir.
İtiraz dilekçesini alan SGK itirazın değerlendirilmesi için dosyayı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gönderir. SSYSK değerlendirmesinde Yusuf beyin maluliyet oranını en az %60 olarak belirlerse maluliyet aylığının bağlanmasına karar verir ve Yusuf bey 01.05.2025 tarihinden itibaren malullük aylığı alabilir.
SSYSK Yusuf beyin maluliyetini kurum sağlık kurulu gibi % 50 olarak onaylarsa Yusuf beye aylık bağlanmaz. Bu durumda Yusuf bey SSYSK kararının iptali, maluliyetin tespiti ve malullük aylığının 01.05.2025 tarihinden itibaren bağlanarak faizi ile ödenmesi için yetkili iş mahkemesine dava açabilir.
Yusuf bey bu davayı açtığında mahkeme tüm dava dosyasını ve evrakları Adli Tıp Kurumuna göndererek veya gerekli görmesi halinde Yusuf beyi de göndererek Adli Tıp Kurumundan nihai bir rapor düzenlemesini ister (2659 Sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunu md. 2/1-a).
Dosya Yusuf beyin hastalığına göre Adli Tıp Kurumu’nun ilgi ihtisas kuruluna verilir (2659 Sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunu md. 7). Örneğin göz hastalığından dolayı ATP 3. İhtisas Kuruluna gönderilir. Kurul dosya üzerinden inceleme yapıp raporunu düzenleyebilir. Ancak Kurul gerek görmesi halinde Yusuf beyi bizzat muayeneye çağırabilir ve kendisini usulüne göre dinleyebilir, her türlü tetkikatı yapar veya yaptırabilir. (2659 Sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunu md. 23/C).
Nihayetinde ATK İhtisas Kurulu kararını verir ve raporu düzenler. Kurul burada Yusuf beyin maluliyet oranını en az %60 olarak belirlerse mahkeme de buna göre Yusuf bey lehine karar verecektir. Fakat Kurulca Yusuf beyin maluliyet oranı örneğin %55 olarak belirlenirse bu durumda gerek Yusuf beyin itirazı üzerine gerekse mahkeme re’sen yani kendiliğinden raporu veren ATK İhtisas Kurulunun tabi olduğu ATK Üst Kuruluna yeniden rapor hazırlanması için gönderir. Örneğin Yusuf bey hakkında rapor veren ATK 3. İhtisas Kurulu kararı ATK 2. Üst Kurula gönderilir. Zira ATK 3. İhtisas Kurulu kararı mahkemece kapsamı itibarıyla yeterince kanaat verici nitelikte bulunmamış olabilir veya ATK 3. İhtisas Kurulu ile Adlî Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişki bulunmaktadır (2659 Sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunu md. 15/a ve f bentleri).
En nihayetinde Yusuf bey hakkında ATK Üst Kurulunca verilecek rapor nihai yani kesin olmakla beraber mahkemelerin delilleri serbestçe takdir hususundaki yetkilerini kısıtlamaz (2659 Sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunu md. 23/C). ATK Üst Kurulunca verilecek rapor sonrası mahkemece rapor sonucuna göre karar verilecektir.
Bu mahkeme kararından sonra Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay süreçleri işleyecek ve nihayetinde Yargıtay’ın vereceği karara göre dava sonuçlanacaktır.
Örnek 3:
Bu örneğimizde SGK veya itiraz üzerine SSYSK’nın hukuka aykırı uygulamalarını izah edeceğiz.
Türk ve Fransız vatandaşı olan Mahir bey çocuk yaşta Fransa’ya geliyor ve 18 yaşını doldurduktan sonra 01.05.1992 tarihinden itibaren Fransa’da çalışmaya başlıyor. Fransa’daki çalışmaları devam ederken 01.09.2016 tarihinde Fransa Emeklilik Kurumundan malulen emekli oluyor. Mahir beyin Türkiye’de hiçbir statüde çalışması bulunmuyor. Mahir bey 2022 yılında 01.08.2019 sonrası kanun değişikliği sebebiyle 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre 2017-2022 yılları arasında Fransa’da geçen çalışma ve işsizlik sürelerinden 1800 gününü Bağ-Kur (4/1-b) kapsamında borçlanıp bedelini 01.07.2022 tarihinde yatırıyor.
Mahir bey Fransa’da aldığı maluliyet raporu Türkiye’de geçerli olmadığından yetkili SGK İl Müdürlüğüne 01.09.2022 tarihinde başvurup kendisinin malullük raporu için Kurumun yetkilendirdiği hastaneye sevkini ve malullük aylığının bağlanmasını istiyor. Kendisini muayene eden sağlık heyeti Mahir beyin %55 malul olduğuna karar veriyor. Kendisine bu raporun tebliği üzerine Mahir bey bu rapora karşı itiraz ediyor ve SGK İl Müdürlüğü itirazın değerlendirilmesi için dosyayı SSYSK’ya gönderiyor.
SSYSK Mahir beyin itirazını inceliyor ve Mahir beyin en az çalışma gücünü %60 kaybettiğine karar veriyor ancak bu en az %60 çalışma gücü kaybının ilk sigorta girişi tarihinden önce oluştuğundan malulen emekli aylığı talebinin reddine karar veriyor. Fakat SSYSK Mahir beyin hangi tarihte ilk defa sigortalı sayıldığını ve bu tarihe göre en az %60 çalışma gücü kaybetmiş olduğunu kararında belirtmiyor.
Başvurulan SGK İl Müdürlüğü de bu karara istinaden Mahir beyin en az %60 maluliyetinin ilk sigorta girişi tarihinden önce oluştuğundan malulen emekli aylığı talebinin reddine, 5510 sayılı Kanunun 25/3 maddesi gereğince sigortalılık sürelerini 3960 güne tamamlaması ve 15 yıl sigortalılık süresini ikmal etmesi halinde kendisine engelli emekli aylığı bağlanabileceğine karar veriyor.
SSYSK ve onun kararına göre Mahir beyin malullük aylığı talebini reddeden SGK’nın verdiği karar hem 3201 sayılı 5. Maddesi hem de Türkiye Cumhuriyeti ile Fransa arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 30/1 maddesi gereğince hukuka aykırıdır. Zira 3201 sayılı Kanunun 5/5 maddesine 10.09.2014 tarihli 6552 sayılı Kanunun 29. Maddesi ile „Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir“ hükmü eklenmiştir.
Bu hüküm nazara alındığında Türkiye’nin Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Bosna Hersek, Çek Cumhuriyeti, FRANSA, Gürcistan, Hırvatistan, Hollanda, İsviçre, İtalya, Kanada, Kebek, KKTC, Lüksemburg, Makedonya, Slovakya ve Kore Cumhuriyeti ile imzaladığı sosyal güvenlik sözleşmelerinde “akit taraflardan birinin mevzuatına göre yardım hakkının kazanılması şartlarının tespitinde, diğer taraf ülkedeki ilk işe başlama tarihi de dikkate alınır” hükmü veya bu anlamda benzer hükümler bulunmaktadır (SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 06.11.2018 tarihli 2018/38 sayılı Genelgesi s.137). Bu konu örneğimizde izah etmeye çalıştığımız Mahir beyin durumunda ve bu ülkelerde çalışmaları olan tüm vatandaşlarımızı ve mavi kartlı insanımızı yakından ilgilendirmektedir.
Bu ülkelerden biri de Fransa Cumhuriyetidir. Türkiye Cumhuriyeti ile Fransa Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 30/1 maddesi gereğince Fransa’daki ilk sigorta girişi Türkiye için de ilk sigorta girişi olduğuna göre Mahir beyin Türkiye’de ilk sigorta girişi 01.05.1992 olarak alınmalıdır. Bu mevzuat hükümlerine göre SSYSK ve onun kararına göre Mahir beyin malullük aylığı talebini reddeden SGK’ya göre Mahir beyin en az %60 çalışma gücü kaybı ile 01.05.1992 tarihinde ilk defa işe başlamış olması gerekir.
Hatta yaşlılık aylıkları yönünden 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu veya mülga 2926 Tarım Bağ-Kur’u Kanunlarına göre sözleşmesinde hüküm bulunan fakat bu ülkelerdeki ilk sigorta girişi Türkiye’de ilk sigorta girişi sayılmasa da Mahir bey gibi malullük aylıkları yönüyle 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu mülga 2926 Tarım Bağ-Kur’u Kanununa tabi sigortalılığı bulunanlardan 2008/Ekim ayı başından sonra malullük aylığı talebinde bulunanlar için 5510 sayılı Kanunun malullük aylığı bağlama şartları geçerli olduğundan özel hüküm bulunan sözleşmeli ülkelerdeki ilk işe başlama tarihi Türkiye’de de ilk işe giriş tarihi olarak sayılır (SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 06.11.2018 tarihli 2018/38 sayılı Genelgesi s.137).
Örneğimizde olduğu gibi bazen SGK ve SSYSK bu hükümleri nazara almadan 3201 sayılı Kanunun 5/3 maddesindeki “Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir” hükmüne dayanarak Mahir beyin borçlanma bedelinin tamamını yatırdığı 01.07.2022 tarihi esas alıp bu tarihten geriye doğru 1800 gün yani 5 yıl götürerek Mahir beyin ilk sigorta girişini 01.07.2017 olarak alıyor ve “Sen Fransa’da bu tarihten önce 01.09.2016 tarihinde malul oldun. Dolayısıyla 01.07.2017 tarihinden önce en az %60 malul olduğundan 5510 Sayılı Kanun md. 25/2 maddesi gereğince emekli aylığı talebini reddediyorum” diyebiliyor. Oysa bu uygulama yukarıda açıkladığımız mevzuat hükümlerine göre tamamen hukuka aykırıdır.
Mahir bey SGK’nın ret kararından sonra yetkili iş mahkemesinde SGK’nın işleminin iptali ve malulen emekli aylığına hak kazandığının tespiti için dava açmalı ve yargılama sürecini yukarıda açıkladığımız gibi tamamlayıp emekli aylığını hak etmelidir.
Malulen emekli olan Türkiye veya yurtdışında çalışabilir mi?
SGK’dan malulen emekli aylığı bağlanıp alanların Türkiye’de ve yurtdışında çalışıp çalışamayacaklarını 5510 sayılı Kanunun 27/3 maddesi düzenlemiştir. Bu düzenleme aynen “Malullük aylığı almakta iken bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların malullük aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir” demektedir. Dolayısıyla SGK’dan malullük aylığı alanların hem Türkiye’de hem yurtdışında bir ülke mevzuatına göre çalışması kesinlikle yasaktır. Çalışmaları halinde aylıkları kesilir.
Buna rağmen Türkiye’de çalışırlarsa aylıkları kesilmesine rağmen aynı mevzuat hükmüne göre “…bu Kanuna tabi olarak çalıştıkları süre zarfında 80 inci maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81 inci madde gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortasına ait prim alınır.” Yani çalıştıkları dönemler için kendilerinden şayet prim kesilmemiş ve yatırılmamış ise sadece çalıştıkları dönem için kendilerine prim borcu çıkartılır ve faizi ile tahsil edilir. Kanun yurtdışında bir ülke mevzuatı kapsamında çalışanlar için ise böyle bir borçtan bahsetmiyor. Zira 5510 sayılı kanunu kastederek “…bu Kanuna tabi olarak çalıştıkları süre…” diyor. Ancak onlardan da yurtdışında çalıştıkları süreler için ödenen malullük aylıkları ve bayram ikramiyeleri haksız ve yersiz ödeme kapsamında borç olarak çıkartılır ve 96. Maddeye göre faizi ile tahsil edilir.
Türkiye’de malullük aylığı alırken çalışanlardan yani aylıkları kesilenlerden işten ayrılarak yeniden malullük aylığı bağlanması için yazılı başvuruda bulunan ya da emekliye ayrılan veya emekliye sevk edilenlere; kontrol muayenesine tabi tutulmak ve ilk aylığına esas malullüğünün devam ettiğinin anlaşılması kaydıyla, 4/1-c kapsamında çalışıyorsa görevinden ayrıldığı tarihi, diğerlerine ise başvuru tarihlerini takip eden ödeme döneminden itibaren yeniden malullük aylığı hesaplanarak bağlanır.
Makalemiz genel bilgilendirme amaçlı olup her kişisel durum farklı olduğundan bağlayıcığı yoktur.
NOT: DANIŞMA HİZMETİMİZ RANDEVUYLA ÖNÖDEMELİ ÜCRETE TABİDİR.
*** Makalemizin tüm hakları yazarına aittir. Yazarından izin alınmadan kopyalanması, ticari amaçla kullanılması telif hakkının ihlalidir. Ancak yazar ismi ve link verilmek şartıyla makaleden alıntı yapılabilir.
Av. Şerif YILMAZ
KONU İLE İLGİLİ OLARAK AŞAĞIDA LİNKİNİ VERDİĞİMİZ VİDEOMUZDAN DA FAYDALANABİLİRSİNİZ. Video için linki tıklayın!
