Av. Şerif Yılmaz

BORÇLUSU BAŞKA ÜLKEDE BULUNAN NAFAKA ALACAĞI NASIL TAHSİL EDİLİR?

Alacaklısı bir ülkede (Ör: Türkiye, Hollanda gibi) borçlusu başka bir ülkede (Ör: Almanya, Avusturya gibi) bulunan nafaka alacaklarının nasıl tahsil edilebileceğini bu makalemizde izah etmeye çalışacağız.

Daha önce web sayfamızda yayınladığımız videomuzda “NAFAKA KARARLARININ TÜRKİYE’DE TANIMA VE TENFİZİ”ni izah etmiştik. Arzu edenler bu videomuzundan konu hakkında bilgi alabilir.

Konunun daha iyi ve basitçe anlaşılabilmesi için belirli başlıklar belirledik. Buna göre;

TÜRK HUKUKUNDA NAFAKA TÜRLERİ

Türk hukukunda nafaka çeşitlerini şu şeklide şema haline getirebiliriz:

I- BAKIM NAFAKALARI (Evlilik birliğinden dolayı)

  • Tedbir nafakası (Boşanma davası devam ederken veya ayrılık halinde)
  • Yoksulluk nafakası (Boşanan eş yoksul duruma düşmüş ise)
  • İştirâk nafakası ( Çocuk için ödenen nafaka)

II- YARDIM NAFAKALARI (Belirli bir dereceye kadar kan hısımlara verilen nafaka)

Örneğin çocuğun yardıma ihtiyacı olan ve geçim aczine düşmüş anne veya babasına vermesi gerek nafaka gibi.

NAFAKANIN TAHSİLİ

1- ELİNDE HERHANGİ BİR NAFAKA KARARI OLMAYAN NASIL NAFAKA TALEP EDER?

Nafaka alacağının olması için mutlaka bir mahkeme kararı olmak zorundadır. Örneğin Kırşehir’de yaşayan Fatma hanım fiilen ayrı yaşadığı Türkiye’de ikamet eden eşinden dolayı nafaka talep etmek istiyor. Bu durumda Türkiye’de ikamet eden eşine karşı nafaka davası açması gerekir. Dava açmaya parası yoksa HMK gereğince adli yardımdan faydalanarak davasını açıp nafaka alacağına kavuşabilir. Nafaka kararı mahkemeden çıktıktan sonra bu kararı icraya koyarak alacağını Türkiye’deki eşinden tahsil eder.

Aynı durum Almanya’da yaşayan gurbetçi Keziban hanım için de geçerlidir. Almanya’da ikamet eden eşine Alman hukukuna göre nafaka davası açarak ve alacağı kararı icraya koyarak alacağına kavuşabilir.

Bu durumlarda nafaka alacaklısı ile nafaka borçlusunun bulunduğu ülke hukuku uygulanır. Yani Fatma hanım için Türk hukukuna, Keziban hanım için Alman hukukuna göre işlem yapılır.

Peki Fatma hanım eşi Fransa’da yaşıyorsa ve malvarlığı Fransa’da ise ne yapacak? Veya Almanya’daki Keziban hanımın nafaka talep edeceği eşi Türkiye’de yaşıyorsa?

Böyle uluslararası bir durum olduğunda nafaka alacaklarıyla ilgili 1956 tarihli Birleşmiş Milletler Sözleşmesi devreye girmektedir. Bu sözleşmeye New York Sözleşmesi de denilir. Bu sözleşmeye Türkiye ile birlikte  Almanya, Arjantin, Avustralya, Avusturya, Barbados,Belçika,Belarus (Beyaz Rusya), Birleşik Krallık ve Kuzey İrlanda, Bosna Hersek, Brezilya, Burkina Faso, Cape Verde (Yeşil Burun Adalar), Cezayir, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Ekvator, Estonya, Fas, Filipinler, Finlandiya, Fransa, Guatemala, Haiti, Hırvatistan, Hollanda, İrlanda, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Karadağ, Kazakistan, Kırgızistan, Kolombiya, Liberya, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya, Meksika, Moldova, Monako, Nijer, Norveç, Orta Afrika Cumhuriyeti, Pakistan, Polonya, Portekiz, Romanya, Seyşeller, Sırbistan, Slovakya,Slovenya, Srilanka, Surinam, Şili, Tunus, Ukrayna, Uruguay, Vatikan, Yeni Zelanda ve Yunanistan taraftır. Bu sözleşme kendi ülkesinde imzalanmasına rağmen ABD ve kuzey komşusu Kanada sözleşmeye taraf değildir.

Ayrıca “Nafaka Alacaklarının Yabancı Devletlerde Tahsili” ile ilgili Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün 16.11.2011 tarihli 64/2 sayılı genelgesi de halen yürürlükte ve uygulamada yol göstericidir.

Sözleşmeye taraf ülkeler kendi ülkelerinde bulunan borçlular hakkındaki diğer taraf ülke tarafından gelecek talepleri takip için “Aracı Makam”, diğer ülkelere gönderilecek talepler için ise “Gönderici Makam” belirlemişlerdir. Örneğin Türkiye için bu makam Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün “Nafaka Bürosu”nun koordinasyonunda yerel Cumhuriyet Başsavcılıkları, Fransa için Dışişleri Bakanlığı (Ministère des affaires étrangères), Almanya için Federal Adalet Dairesi (Bundesamt für Justiz Bundesrepublik Deutschland), Hollanda için Landelijk Bureau Inning Onderhoudsbijdragen (LBIO), Avusturya için Federal Adalet Bakanlığı (Bundesministerium für Justiz), Belçika için Adalet Bakanlığı (Ministère de la Justice), Danimarka için Familiestryelsen, İsviçre için Federal Adalet Dairesi (Office fédéral de la justice) gibi..

İşte bu sözleşme ve genelge hükümlerine göre Fatma hanım yine sözleşmeye üye ülke olan Fransa’da bulunan eşinden nafaka talep edebilmesi için ikamet ettiği yerdeki Kırşehir C.Başsavcılığına başvurarak eşinden dolayı kendisine nafaka bağlanmasını isteyebilir. Bunun için kendisinden hiçbir ücret istenmez. Halk tabiriyle verdiği vekaletname ile kendisinin avukatı Adalet Bakanlığı olur.

Talebi usulüne göre alan Kırşehir C.Başsavcılığı tüm evrakları tomarıyla Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Nafaka Bürosuna gönderir. Genel Müdürlük herhangi bir eksiklik görmez ise Fransızca/Türkçe hazırlanan belgeleri Fransa’nın Dışişleri Bakanlığına (Ministère des affaires étrangères)  gönderir. Sözleşme gereğince Fransız aracı makamı bir nafaka ilâmı veya kararı almak ve bu ilâmı o ülkede infaz ettirmek üzere Fatma hanımın eşine karşı nafaka davası açar ve işlemleri yürütür.

Bu elbette bir yol. Ancak bu yol her ülkenin kendi mevzuatına göre değişkenlik göstermekte ispat zorluğu sebebiyle bürokratik işlemler çok uzamaktadır. Ancak şunu da belirtmekte fayda var ki, Almanya, Hollanda gibi bazı ülkeler özellikle adli müzaheret (yardım) konusu olmak üzere, iç mevzuatlarındaki uygulama farklılıklarını gerekçe göstererek bu yolu işletmek yerine nafaka alacaklısının kendi ülkesinde (Türkiye’de) aldığı bir nafaka kararı ile kendilerine başvurulmasını istemektedir.

Aynı yol Almanya’da ikamet eden Keziban hanım için de geçerlidir. Keziban hanım da gerekli belgelerle Alman aracı makamı Federal Adalet Dairesi (Bundesamt für Justiz Bundesrepublik Deutschland) aracılığıyla başvuru yapabilir. Talebi alan Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Nafaka Bürosu hakkında nafaka davası açılacak yer C.Başsavcılığına evrakları gönderir. C.Başsavcılığı Türkiye’de bulunan eşe karşı nafaka davası açar. Karar alabilirse icraya koyup tahsilat yapar.

Lâkin yukarıda da belirttiğimiz gibi bu yol maalesef etkin bir yol değildir. Şayet Keziban hanımın imkanı varsa Türkiye’de bir avukata vekaletname vererek Türkiye’de ya da Almanya’da Türkiye’deki eşine dava açması ve bir mahkeme kararı alması daha sağlıklı olacaktır.

2- ELİNDE BİR NAFAKA KARARI OLANLAR NASIL TAHSİLAT YAPACAK?

Örneğimizdeki Kırşehir’li Fatma hanımın elinde bir nafak alacağına ve tazminata ilişkin karar var. Ancak nafaka borçlusu eşinin bu defa Almanya’da olduğunu kabul edelim. Fatma hanımın Almanya’daki borçludan tahsilat yapmak için masraf edecek parası da yok. Ne yapmalı?

Şayet Fatma hanımın maddi durumu el verseydi kendisine “NAFAKA KARARLARININ TÜRKİYE’DE TANIMA VE TENFİZİ” adındaki videoda izah ettiğimiz yolu bir avukat tutarak izlemesini tavsiye ederdik. Çünkü bu yol nafaka alacağına ulaşmada hem hızlı hem de çok etkin.

Fakat avukat tutacak, masraf edecek bir durumu yok. Zaten muhtaç duruma düştüğü için kendisine nafaka hükmedilmiş.

Burada da yukarıda bahsettiğimiz mevzuat hükümleri uygulanır. Yani New York sözleşmesi ve genelge hükümleri. Aslında Nafaka Yükümlüğü Konusundaki Kararların Tanıması ve Tenfizine İlşkin 1973 Lahey Sözleşmesine hem Almanya hem de Türkiye taraftır. Ancak bu sözleşmeye göre aracı bir makam belirlemesi yapılmadığından yine 1956 tarihli New York Sözleşmesine ve genelgeye göre hareket etmek gerekmektedir.

Talep formu

Bu durumda Fatma hanım yine mahkeme kararıyla birlikte Kırşehir C.Başsavcılığına müracaat edecektir. C. Başsavcılığı 64/2 sayılı genelge hükümlerine göre Fatma hanıma maktu bir form olan Almanca/Türkçe talep formunu doldurtacaktır. Bu form kesinlikle elle doldurulmayacak, daktilo veya bilgisayar ile doldurulacaktır.

Talep Formu (64/2 sayılı genelge)

Mahkeme ilâmı veya ara kararı örneği ve çevirisi

Ayrıca mahkeme kararının kesinleşme ve icra edilebilme şerhini içeren aslı veya yeniden yazılmış aslına uygunluğu onaylı sureti Bakanlığa gönderilecektir. Karar veya ara kararın ilgili mahkemenin başlığını, hâkimin imzasını ve mahkeme mührünü ihtiva etmesi gerekiyor. Kararda kesinleşme ve icra edilebilir şerhi bulunmalı, ara kararına ise sadece icra edilebilir şerhi ( “işbu karar icra edilebilir” ) verilerek aslına uygunluğu yazı işleri müdürü tarafından onaylanmalıdır. Ayrıca ara kararının; davaya bakan mahkemenin ismini, davanın esas numarasını, taraflarını ve varsa vekilleri ile dava tarihini içermesi de diğer şartlardan.

Unutulmamalı ki, tedbir nafakasına hükmeden bir ara kararına dayanan talebin yerine getirilmesi ancak talebin gönderileceği devlette (örneğimizde Almanya) ara kararlarının tenfiz edilmesi imkanı olduğu takdirde mümkündür. Ara kararının verildiği davada son karar verildiği ve bu karar kesinleştiği takdirde, yukarıda belirtilen şekilde düzenlenecek ilâmın ayrıca Bakanlığa gönderilmesi gerekiyor. Başvuruda verilen bu karara, ayrıca kararın Almanca’ya tercümesi de eklenmelidir.

Adli müzaheret belgesi

Fatma hanımın maddi gücü olmadığından ikametinin bağlı olduğu muhtarlıktan fakirlik ilmühaberi alması gerekir.  Kırşehir C.Başsavcılığı, muhtarlıkça düzenlenecek bu fakirlik ilmühaberini esas alarak genelge ekindeki Almanca/Türkçe  adli müzaheret (yardım) belgesini düzenleyip onaylamalıdır. Adli müzaheret belgesi, Sözleşmenin uygulanması açısından altı ay süreyle geçerlidir.

Adli yardıma ilişkin form (64/2 sayılı genelge)

Vekâletname

Fatma hanımın nafaka alacağını Alman devletinin merkezî makamı yürüteceğinden nafaka alacağının tahsili için vekil tayin ettiğine dair vekâletname örneğini bizzat kendisinin imzalaması gerekiyor. Vekâletnamelerin noterlerce düzenlenmesine gerek yoktur.

Vekaletname Örneği (64/2 Sayılı Genelge Eki)

Çok dilli nüfus kayıt örneği

Nüfus kayıt örneği, nüfus aile kayıt tablosu şeklinde ve nafaka talebinin dayanağı olan evlilik ve hısımlık bağları ile kişi hallerini tümüyle gösterecek şekilde nüfus müdürlüklerinden iki suret temin edilmeli.

Tebligat belgelerinin örnekleri

Fatma hanımın nafaka talebi bir mahkeme ilâmına dayandığından dava dilekçesinin, duruşma gününün ve kararın nafaka borçlusuna veya vekiline tebliğ edildiğini gösteren belgenin aslına uygunluğu onaylanmış örneği ile Almanca’ya tercümesinin iki nüsha olarak düzenlenmesi gerekiyor.

Nafaka alacaklısı ile borçlusunun birer fotoğrafı

Şayet mevcut ise, belgelere nafaka alacaklısı Fatma hanımla Almanya’daki borçlu eşinin birer yeni fotoğrafı eklenmeli.

Bakiye nafaka alacağı listesi

Talep tarihinde, nafakaya hükmedilen mahkeme kararı çerçevesinde Almanya’daki borçlunun ödemesi gereken nafaka ile o güne kadar ödenmiş olan nafakanın aylık olarak gösterildiği  ve formu genelge ekinde olan bir listenin Fatma hanım tarafından düzenlenmesi gerekir. Bu liste yıllara göre ay be ay gösterilmeli ve sadece nafaka alacağına ilişkin olmalı. Aynı karardaki yargılama giderleri, avukatlık ücretleri ve tazminat alacakları tahsil edilmez.

Bakiye Hesap Listesi (64/2 Sayılı Genelge Eki)

Banka hesap formu

Banka Hesap Bilgisi Formu (64/2 Sayılı Genelege Eki

Nafaka alacağı tahsil edildiğinde yatırılacak Fatma hanımın banka bilgilerini içeren genelge ekindeki banka hesap formu yine Fatma hanım tarafından doldurulup bizzat imzalanması gerekmektedir.

Bu başvuru evraklarının hazırlanması konusunda Kırşehir C. Başsavcılığının Fatma hanıma yardım etmesi ve yönlendirmesi gerekmektedir. Zira yanlış doldurulan, yırtık veya eskimiş evrak, eksik evrak sebebiyle gecikmeler olabilir.

Fatma hanımın bu talebini alan Kırşehir C. Başsavcılığı tüm evrakları tomarıyla Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Nafaka Bürosuna gönderir. Genel Müdürlük herhangi bir eksiklik görmez ise Almanca/Türkçe hazırlanan belgeleri Almanya’nın aracı makamı Federal Adalet Dairesine (Bundesamt für Justiz Bundesrepublik Deutschland) gönderir. Sözleşme gereğince Alman aracı makamı bu Türk mahkemesi nafaka alacağına ilişkin ilâmın önce tanıtılması için Alman mahkemesine dava açar. Bu süreç genellikle asgari 1,5-2 yıl sürüyor. Şayet karar Alman mahkemesi tarafından tanınır ve tenfizine karar verilirse Almanya’daki borçludan tahsilat yapılır. Ancak bu süreçten sonra Fatma hanımın hesabına düzenli nafaka paraları gelmeye başlar.

Alman aracı kurumu borçlunun borç ödemekten aciz bir durumda olması nedeniyle tahsilat yapamazsa bunu tutanak haline getirir ve Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Nafaka Bürosuna bildirir.

Aynı durum Almanya’da yaşayan ancak nafaka borçlusu Türkiye’de olan Keziban hanım için de sözleşmeye taraf ülkelerde yaşayan tüm gurbetçimiz için de geçerlidir.

Yukarıdan beri anlattığımız bu sözleşme hükümlerinin uygulamasında kesinlikle ülke konsoloslukları aracı değildirler, görevleri bulunmamakta ve yazışmalar aracı kurumlar arasında doğrudan yapılmaktadır.

Maddi durumu olmayanlar için bu yol kullanılabilir. Makalemizin amacı da zaten bu. Lâkin yukarıdan beri sıraladığımız bürokratik işlemler gerçekten çok karmaşık ve zaman alan bir yoldur. Bizim tavsiyemiz az bir masrafla örneğin Fatma hanımın Almanya’da bir avukata vekaletname vermesiyle belkide mahkemeye gitmeden de tahsilat imkanına kavuşabilecek olması. Zira Almanya’da kendisini rahat hisseden Fatma hanımın nafaka borçlusu Almanya’daki bir avukattan gelecek bir yazıyı ciddiye alıp hemen olumlu tepki vermesi her zaman mümkün.

Bunun tersi olarak Keziban hanım da Türkiye’de bir avukata az bir masrafla vereceği vekaletname sayesinde nafaka alacağına daha hızlı ve etkin bir şekilde ulaşabilir. Takdir nafaka alacaklılarının..

Almanya veya Türkiye’de nafaka alacağı olup borçluları bu ülkelerde bulunan ve bizimle çalışmak isteyenler bize iletişim bilgilerimizden ulaşabilir.

Av. Şerif YILMAZ